Hamama Giren Terler

Ders kitaplarına girebilecek bir bilim haberi, yine Radikal gazetesi farkıyla geliyor. Haberin giriş cümlesi şöyle:

”Kanser tedavisinde yeni bir dönem başlatan Nobel ödüllü Alman doktor Robert Gorter, hastalarının vücut ısılarını yükselterek kanser hücrelerini öldürüyor.

İstanbul ‘da Türk hastalarıyla biraraya gelen Gorter’ın tedavisi, artık tüm dünyada kabul gören bir yöntem. ”

robertGorter1

robertGorter2

Dr. Robert Gorter, Nobel ödüllü bir bilim adamı değil. Almanya’da, isminin önüne ‘profesör’ eki getirmesi mahkeme kararıyla yasaklanmış bir doktor, genel pratisyen. Pubmed aramalarımıza göre, kanser üzerine bir tane bile bilimsel çalışması yok.

Hastalarının vücut sıcaklığını yükselterek kanseri tedavi ettiğini iddia etmesi, bırakın tüm dünyada kabul görmeyi, farelerde dahi işe yaradığı gösterilmemiş bir fantastik kurgu. Gelin bu yöntemi Dr. Gorter’in kendi ağzından dinleyelim:

 “40 sene önce bana da kanser teşhisi konmuştu. Vücut ısımı yükselterek tedavi uyguladım. Haftada 2 gün 42 derecelik sıcak suyun bulunduğu bir küvete giriyordum” 

Dr. Gorter, 42 derecelik sıcak suyun bulunduğu bir küvette vücut ısınızın yükselmesi, ya sizin bir kertenkele olduğunuz anlamına gelir, ya da biz insanların homeostasis ile vücut sıcaklığımızı çevredeki değişikliklere rağmen sabit tuttuğumuzdan bihaber olduğunuzu gösterir. Evet, sıcakkanlı memeliler olarak, 42 derecelik su banyosunda da, hamamda da, çölde de, saunada da, 20 derecelik bahar havasında da, vücudumuz sıcaklığı 37 derecede sabit tutar.

Cilt Kanseri Hastası; “Bir yıl boyunca kemoterapi aldım. İki ay boyunca radyoterapi aldım ama bunlardan hiçbir sonuç alınmadı. Bu tedaviye başladım. İki aydır bu tedaviyi alıyorum. İki ay sekiz haftalık bir sürede iki aşı oldu. Yararlarını gördüm” dedi.

Öncelikle geçmiş olsun. Ama aldığınız radyoterapi ve kemoterapiden sonra, iki ay küvette oturmanız, durumunuzun iyileşmesinin radyoterapi ve kemoterapi kaynaklı olabileceği gerçeğini çöpe atmanız için yeterli mi?

Tek kredibilitesi Alman olması olan Dr. Gorter’in, komiklik ile ruh hastalığı arasında gidip gelen bu tedavi önerisinin sahtekarlık olduğu iddiası  başka mecralarda da dile getirilmiş. Dr. Gorter, bu tür yazıları yazan doktorlara Hollanda’da açtığı tazminat davalarını kaybetmiş.

Radikal Nobel Ödüllerini kınıyor, bu bilim haberinin yanlış bilginin de ötesinde, kanser hastası birçok insana sahte umut vererek içinde bulundukları bu zor durumun kötüye kullanılmasına fırsat yarattığını düşünüyoruz.

Yazımızı, Dr. Gorter’in kendi websitesinden bir alıntı ile bitirelim:

“I would cure all diseases if I only could produce fever.” Parmenides, Greek physician and philosopher, 510 BC 

Tercümesi: ”Eğer ateşinizi çıkarabilseydim, bütün hastalıkları tedavi ederdim.” Parmenides, Yunan doktor ve filozof, M.Ö. 510

Son 2500 senede bilim bu noktanın bir hayli ötesine geçti, size de haber verelim dedik Sayın Gorter.

About Aysu

Kalp rejenerasyonu üzerine araştırma yapan genetik doktoru, embriyolog. Yalansavar dışında www.bilimbilmiyim.com blogunu ve Bilim Kazanı radyo programını hazırlıyor.

9 Yanıt to “Hamama Giren Terler”

    • Merhaba,
      Öncelikle, sözümüz kesinlikle size değil, büyük ihtimalle orada okudunuz ve hatırladınız, fakat Sabah gazetesi bizim için hiç güvenilir bir referans değil. Ama dediğiniz gibi, lokal ısı tedavisinin kanser tedavisinde kullanıldığı durumlar var. Daha fazla bilgiye şu linkten ulaşabilirsiniz : http://www.cancer.org/treatment/treatmentsandsideeffects/complementaryandalternativemedicine/manualhealingandphysicaltouch/heat-therapy
      Burada önemli nokta şu, lokal ısı tedavisi tek başına değil, kemoterapi veya radyoterapinin yanında, tedaviye yardımcı olmak amaçlı kullanılıyor–yani insanları sıcak su küvetine koyarak kanserli hücreleri hedef alamazsınız. Daha da önemlisi, hala çok deneysel ve tıp çevrelerince kullanılmayan bir tedavi olması. Kanser tedavisi için denenen birçok deneysel yöntem var. Bunların kanser tedavisinde kendilerine sağlam bir yer açmamalarının sebebi, halen birçok yanetkileri olabilmesi veya yeterince ikna edici bir şekilde etkin olmasının ispatlanmaması. Isı tedavisinin lokal de olsa iç kanama gibi durumları daha da kötüleştirebileceği gerçeği gibi. Kaldı ki, uzun süreli ısı tedavisi vücuda oldukça zarar vereceği için, bu yöntemin etkin olarak tek başlarına kullanılmaları zaten mümkün değil. Lokal olarak tümörün olduğu bölgeye, kemoterapi veya radyoterapi ile beraber uygulanabilir ve tedaviye katkısı olabilir. Unutmadan, vücudun ‘temperature set point’ini yani, sabit vücut sıcaklığını değiştrimek zaten dışarıdan ısı vermeyle mümkün değil. Siz sıcak bir yerde yaşadıkça vücudunuz sıcaklığı 37 derecede tutabilmek için stres altında olacaktır, ki bu yöntemin yaygın olarak ‘tüm vücut’ yerine lokal kullanılmasının sebebi de budur. Tabii ki açık fikirli olmak ve kanser tedavisinde yaratıcı yan yöntemler geliştirmek önemlidir, ama şarlatanlıkla yaratıcılığı da ayırt edebilmemiz gerekiyor.
      Yazıyı kısa ve öz yazmak istediğim için bunları içeriğe katmadım, umarım bu yorum yardımcı olur.

      Beğen

      • Yahu, en önemli kısımları yazıya katmamışsınız. Bu kadar minimalist olmayın lütfen.

        Beğen

  1. Yok yok, alinmak soz konusu degil. Berkarda’nin sarlatanlikla alakasi olmadigini dusundugum icin zaten ismiyle aratip rastgele attim linki. Sabah’in kendilerine anlatilani ne derece naklettigi ortada degil ama genelde guvenilmeyecegi ortada. Radikal’e Nobel verdirten her neyse, ayni sektoreki Sabah’in ondan munezzeh oldugunu dusunmemezi gerektiren bir sey yok.

    Diger bilgiler icin tesekkurler. Kaygim, isin icine lokal veye baska sekilde isi girdiginde (deneysel vs.) insanlarin otomatik olarak sarlatanlik dusunmeleri hakkindaydi. Bu islerde ‘mucizevi’ alternatiflere guvenmek kadar, bilinenin en iyisini uygulamaya calisan insanlara karsi guvensizlik de tehlikeli olabiliyor.

    Beğen

  2. Belki kucuk detay olabilir ama haberle ilgili bir iki saptamada ben yapmak istiyorum. Ogrenebildigim kadariyla Robert Gorter Amsterdam dogumlu ve Hollandali. Ustelik yahudi oldugu icin ailesi Almanlardan zulum gormus. Bu adama “Alman’ bilim adami demek ne derece dogru olur? Ayrica dogumu 1948 olarak geciyor. 40 sene once kanser teshisi konulduysa ve haber 2012’de yapildiysa 1972 yapar. Demek ki daha mezun bile olmadan bu uygulamayi kendi uzerinde denemis. Hadi 2-3 sene hesap hatasi var diyelim. 27 yasinda kanser olupta 64 yasina kadar bir daha hic sorun yasamamasi hakikaten mucize.

    Beğen

  3. Bu saçmalıkları afişe etmek gerçek bir amme hizmeti. Ellerine sağlık Aysu…

    Beğen

    • teşekkürler yorumunuz için, ortamı boş bulup saçmaladıklarını görünce delirmemek elde değil. Asıl hata bu tür haberleri araştırmadan yayınlayan kurumların.

      Beğen

  4. nevzat aydın bolat Cevapla 27 Nisan 2013 19:32

    evet memeliler vücut sıcaklıklarını sabit tutabilmeleriyle bilinirler ama bunun da sınırları vardır. sıcak çarpması ve donma, halk arasında bu sınırların adıdır. kılcal damarlar büzülerek ve kaslar kasılıp gevşeyerek soğuğa, kılcal damarlar genişleyerek ve terleyerek de sıcağa karşı koyabiliriz. ama bu sürekili devam eden normal yaşam şartlarına sahip ortamda çıplak bedende geçerliliğini yitirir. çölde ya da yazın plajda (gölgede olduğumuzu var sayalım) vücutta terleyecek su kalmazsa vücut ısısı yükselmeye başlar ve sıcak çarpması denilen olay meydana gelir. beyin yapısı yüksek sıcaklıkla birlikte bozulur, sanrılar ve kalıcı hasarlar meydana gelir. bir de küvetin içinde, terlemenin vücut sıcaklığınızı düşüremeyeceği bir ortamda olduğunuzu var sayın. kışın dışarısı -5 derecedeyken çıplak bir şekilde ne kadar dayanabilirsiniz? bir yerden sonra vücut hipotermik şoka girerek 37 santigrat derecenin altında 30a yaklaşır ve vücut kış uykusuna geçmeye çalışarak soğuğa direnmeyi bırakır (bu benim yorumum, belki neden farklıdır) ve donarak ölürsünüz. tabii bir soğukkanlı hayvan ya da böcek kadar hızlı olmayacaktır bu süreç ama sonunda memeliler de bu evrenin dışından varlıklar değiller 😉

    Beğen

  5. bu sitede de aynı haber var (https://sonmucid.wordpress.com/2014/10/28/kendisini-isitarak-kanseri-yenen-doktor/#comment-375) ancak iki tane yorumda bu kliniklerde iyileşen hastaların yakınları da yorum yapmış. kafam karışsa da araştırmaya devam ettim. en son sizin linkinizi vererek siteye bir yorum bıraktım ancak yayınlayacaklarını sanmıyorum. Kendi adıma bu yazı için teşekkür ederim. (Beni asıl etkileyen yazı bu doktora bel bağlayıp Amerika’dan Almanya’ya 6 aylığına gelen beyin kanseri hastasının yazısıydı, doktorlar ilgili çok ciddi araştırma yapmış çünkü gerçekten mağdur olmuş ayrıca iyileşeceksin denilen kişilerin birer birer gözlerinin önünde öldüğüne şahit olmuş; ilginç bir hikayesi var. (http://www.healingfocus.org/blogs/blog_sept2007.html🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: