Sık Rastlanan Aşı Karşıtı İddialar -2: Aşıların içeriği ve hazırlanma süreçleri

Aşı karşıtlarının sıklıkla öne sürdüğü iddiaları tek tek ele aldığımız ve kaynakları ile incelediğimiz bu yazı dizimize yazı aşıların içeriği ve hazırlanma süreçleri ile ilgili iddiaları kapsayan ikinci bölüm ile devam ediyoruz.  (Aşıların lüzüm ve etkinliğine ilişkin iddiaları incelediğimiz ilk bölümü okumak için tıklayın.)

 

2. Aşıların içeriği ve hazırlanma sürecine ilişkin iddialar

Aşı karşıtı sitelerin yandaş toplamak için kullandığı taktiklerin bir diğeri aşıların içinde yer alan muhtelif ismi korkutucu veya tiksinç maddeyi sıralamak, bu şekilde anna babaları korkutmak geliyor. Bilim okur yazarlığının çok yaygın olmadığı, kimyasal isimlerin insanlarda korku uyandırdığı günümüz ortamında bu taktik belki de anne babaları aşılardan soğutan en önemli taktiklerden biri. Peki aşıların içeriğinin dehşet verici olduğunu düşünmek için yeterli sebep var mi?

Cıva

İlk rutin aşılama programlarının geliştiği 20. yy başlarında çoğu aşı büyük bir ampul içinde üretiliyor, kullanan doktorlar ampulü bir kez açtıktan sonra dolapta muhafaza ediyor ve gelen hastalara aynı ampuldeki aşıyı küçük dozlar halinde veriyorlardı. Ancak her tür özene rağmen bazen bu ampuller dolapta beklerken içinde muhtelif bakteriler ürüyor ve aşılanan kişilerde ciddi hatta ölümcül enfeksiyonlara neden olabiliyordu. 1930’larda bu problemi çözmek için aşılara içlerinde bakteri üremesini engelleyen ve dayanıklılıklarını artıran bir cıva tuzu, thimerosal eklenmeye başladı.

Patlayıcı bir metal olan sodyum (Na) ile zehirli bir gaz olan Klor (Cl) birleşerek hepimizin yakından bildiği softa tuzunu (NaCl) oluştur. Kimyasal tepkime sonucu ortaya çıkan NaCl kendisini oluştuan elementlerden bambaşka özelliklere sahiptir: ne sodyum gibi patlayıcı, ne klor gibi zehirlidir.

Kimya bilgilerimizi hatırlayalım: Elementler bileşik oluşturmak için farklı elementlerle elektron alışverişi yaparlar. Ortaya çıkan molekül kendisini oluşturan elementlerin özelliklerini kaybederek yeni özellikler taşıyan yeni bir bileşiktir. Örneğin her gün kullandığımız sofra tuzu, Na (Sodyum) ve Cl (Klor) elementlerinden oluşur.  Sodyum (aşağıdaki videoda da görebileceğiniz gibi) oldukça yanıcı patlayıcı bir metal, klor da oldukça zehirli bir gazdır. Ancak bu ikisi birleştiğinde ortaya çıkan NaCl (sodyumklorür) ya da nam-ı diğer sofra tuzu ne yanar, ne patlar ne de zehirli bir gazdır. Aksine hayat için en önemli ve ihtiyacımız olan moleküllerden biridir.

 

Benzer şekilde, cıva element olarak belirli dozlarda insan fizyolojisi için zehirli olmasına rağmen cıva tuzları cıvadan farklı özellikler gösterirler, bazıları zehirli bazıları ise aynı sofra tuzu gibi zehirsizdir. Thimerosal bir etil-cıva bileşeni olup suda eriyebilir özelliğe sahiptir ve vücuda girse de birikmeden kısa zamanda atılır. Binlerce çocuk üzerine yapılan analizler sonrası Thimerosal maddesinin herhangi bir yan etki yaratmadığı kanıtlanmış olsa da bugün aşı karşıtı lobi tarafından yaratılan baskı ve korku edebiyatı sayesinde bugün grip hariç diğer aşılardan zaten çıkarılmış durumda. Grip aşısının da daha az etkin olan ama thimerosalsiz bir versiyonu da mevcut.

Thimerosal, bir etil-cıva bileşeni olup, metil-cıva’nın aksine kan-beyin bariyerini geçmez, vücutta birikmez ve alındıktan kısa zaman sonra atılır.

Bugün, emzirme çağındaki bebekler anne sütüyle her gün tek bir doz grip aşısından 15 kat fazla cıva almalarına rağmen aşılardaki Thimerosal’i çıkarmış olmamızın en büyük ceremesini de gelişmekte olan ve fakir ülkeler çekiyor. Zira bozulmaya dayanıklı tek büyük ampulde paketlenen aşılar yerine artık bakteri üreme tehlikesi barındırmayan ampullere bölünmüş, dolayısıyla da daha pahalıya mal olan aşılar kullanmak zorunda kalıyoruz. Aşı karşıtlarının iddiaları sonrasında bu iddiaları sınamak için yapılan ve thimerosal maddesinin güvenliğini onaylayan pek çok makale mevcut.9

Alüminyum

Alüminyum tuzları aşılara adjuvan olarak ekleniyor. Adjuvan maddeler, daha az aktif antijen kullanarak daha yüksek bağışıklık cevabı oluşturmak için kullanılan maddeler. Çocuklara verilen aşıların içindeki antijenlerin dozunu düşük tutmak için kullanılan bu alüminyum tuzları aynı thimerosal gibi 1930’larda aşılara eklenmeye başlamış.10 Alüminyum’un yüksek dozlarda muhtelif toksik etkileri olduğu yolunda kanıtlar olduğu doğru, ancak aşılarla alınan alüminyum miktarı bu etkileri oluşturacak dozun çok çok altında. Paraselsus’un meşhur sözünü anımsayalım: “Zehiri zehir yapan dozudur.” 11

Alüminyum, dünyada en çok bulunan metal ve yerkabuğunda en çok bulunan elementler arasında da üçüncü sırada. Bu nedenle de soluduğumuz havadan içtiğimiz suya kadar pek çok yerde ve hatta pek çok besin maddesinde her gün kayda değer miktarda alüminyum vücudumuza giriyor.12 Aldığımız alüminyumun kısa bir süre sonra çoğunluğu dışkı, kalan az bir miktarı da böbrekler aracılığı ile vücuttan atılıyor. Ancak böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunu olan kişilerde veya çok çok yüksek miktarda alüminyuma maruz kalan insanlarda toksik etkiler görülüyor.

Aşılarla alınan düşük miktarlardaki alüminyumun insan sağlığına negatif bir etkisi tespit edilmiş değil.Zaten aşılar olmasa da hepimiz günde ortalama 7-9 mg alüminyumu besinlerimizle, havadan ve içme suyundan alıyoruz.13  Hava kirliliği olan yerlerde havadan aldığımız alüminyum miktarı daha da artıyor, alüminyum endüstriyel dumanlardan araba egzoz gazlarına, hatta sigara dumanına kadar her yerde mevcut.

Anne sütüyle beslenen bir bebek, doğumdan altı aylık oluncaya dek anne sütünden ortalama 10 mg alüminyum alıyor. Eğer anne sütü değil formula ile besleniyorsa bu miktar 40mg’a kadar çıkabiliyor. Oysa aynı süre içinde aşılar yoluyla vücuduna giren alüminyum sadece 4 mg. Kaldı ki yapılan çalışmalar ve normal kişilerden alınan doku analizleri bu miktardaki bir alüminyum alımının herhangi bir toksik etkisi olmadığını göstermiş durumda.14 Element tablosundaki elementleri teker teker zehir olarak algılamak yerine, fizyolojimize zehirli etki etmesinde en önemli noktanın molekül yapısı ve dozaj olduğunu tekrar hatırlamamız gerekli.

Bebeklerin anne sütünden aldıkları alümünyum, aşılarla aldığından çok daha fazla.

Formaldehit

Aşı karşıtı söylemlerde karşımıza çıkan ve kulağa korkutucu gelen bir başka madde de formaldehit. Formaldehit aşıların üretimi sırasında kullanılıyor ve ana fonksiyonu aşı üretiminde kullanılan virüsleri ve bakteriyel toksinleri etkisiz hale getirmek. Üretim sonrasında kullanılan formaldehitin çoğu aşılardan temizlense de çok az bir miktarı aşıların içinde kalıyor.

Formaldehit kelimesini duyunca hemen akıllara morgda geçen filmler, kavanozda yüzen organ parçaları geldiği için aşılarda formaldehit bulunduğunu duyan anne babaların endişelenmesi normal. Ancak pek çok kişinin bilmediği bir şey var ki o da formaldehitin aslında DNA ve protein sentezi sırasında çıkan bir yan ürün olduğu ve tüm canlı hücrelerinde zaten sentezlendiği.15 2 aylık bir bebeğin kanında, kendi vücudu tarafından sentezlenen formaldehit miktarı (1.1 mg), herhangi bir aşının içindekinden (ortalama 0.1 mg) çok çok fazla. Bir armut yediğimizde ise bir doz aşının içinde bulunan formaldehitten 50 kat daha fazlasını alıyoruz.

Vücudumuz her gün aşılarla aldığımızdan çok daha fazla miktarda formaldehit üretiyor veya besinlerle dışarından alıyor.

Yapılan çalışmalar, aşıların içindeki formaldehit miktarının sağlık açısından bir endişe yaratmayacak miktarda olduğunda hemfikir.16

Fetal doku / kürtaj materyali

Aşıların içeriği ile ilgili bir başka korku tüccarı malzemesi de aşıların kürtaj ile alınmış ölü fetüs dokularından imal edildiği söylentisini yaymak. Duyan kişilerin dehşete düşerek iğrenmesine neden olan bu iddia tamamen insanların duyguları ile oynayıp onları refleks olarak şartlandırma amaçlı kullanılmakta.

Bazı aşılar geliştirilirken 1960’ların başında iki adet düşük materyali/ fetüs hücresinden alınan hücre kültürleri ile üretime başladıkları doğru ancak, 1960’tan beri yeni bir fetüs veya düşük materyali aşı üretiminde kullanılmış değil. Bu iki fetal doku örneği de tıbbi nedenlerle düşük/kürtaj yapan kadınlardan kürtajı takiben alınan izin sonucu kullanılmış, aşı üretimi için hamilelik sonlandırılması gibi bir olay söz konusu olmamış. Düşük materyali çöpe gideceğine içindeki kök hücreleri kültür ortamında üretilmiş ve bu eski aşıların geliştirilmesinde kullanılmışlar. 1960’tan beri hücre kültürlerini laboratuvarda ürettiğimiz için aşı konusundaki çalışmalar artık taze fetal dokularda değil hazır hücre kültürlerinde yapılıyor.17 Hatta pek çok aşı hemen tüm biyoloji laboratuvarlarında kullanılan ve kökeni fetal olmayan HeLa hücre serisinde üretiliyor. Hatırlatmamız gerekiyor ki, hazır hücre kültürlerinin de kökeni insan dokusu. Günümüzde geliştirilen birçok tıbbi tedavinin, takdir edersiniz ki, önce fetal ya da yetişkin kökeni olan insan hücre kültürlerinde güvenliğinin test edilmesi gerekiyor.

Domuz jelatini

Jelatin, kimi aşılarda stabilizasyon sağlamak için eklenen bir madde ve aşıların içindeki aktif maddelerin üretim, taşıma ve depolama sırasında bozulmamasını sağlamaya yarıyor. Bu jelatin genelde domuz dokularından üretildiği için özellikle dini sebeplerle aşılanmaya soğuk bakan aileler oldukça fazla sayıda.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, domuz jelatini her aşıda yok, sadece belirli aşılarda var. Seneler içinde kimi aşıların içeriği değişebildiği için içinde jelatin olup olmadığını anlamak için aşının prospektüsüne bakmak gerekir. Bu konuda ciddi itiraz ve çekincesi olan aileler için bazı jelatin içeren aşıların yerine aynı haslığa yönelik jelatin içermeyen alternatif aşılar bulmak mümkün.

İlaveten, bu kullanılan jelatinin çok fazla işlemden geçmiş olduğunu ve domuza ait spesifik hücrelerden tamamen arındırıldığını da belirtmek gerekli. Öyle ki çoğu jelatin içeren aşıda yapılan DNA analizinde domuz DNA’sı bile bulunamıyor. Ayrıca bilimsel değil dini bir çekince olduğu için bu konuda din otoriterlerinin ne söylediğine de bakmakta yarar var. Muhtelif dini kuruluşlar ve din bilginleri bu denli işlemden geçirilmiş bir maddenin artık domuz özelliklerini kaybettiği kanısında ve aşılama konusunda dini bir çekince olmadığını belirtmekte.

1995 yılında Mısır’da yüzden fazla katılımcı ile gerçekleşen Dünya İslami Tıp Bilimleri Örgütü (ISOM) toplantısında, katılımcı ülkelerin dini temsilcileri ortak bir bildiri ile aşılarda ve ilaçlarda kullanılan domuz jelatinin ileri derece transformasyona uğrayarak domuzluk özelliğini kaybettiğini, ve din açısından bu jelatini içeren aşıları yaptırmanın sakıncalı olmadığı konusunda karar birliğine vararak ortak bir bildiriye imza attılar. 18

Dünya İslami Tıp Bilimleri Örgütü (ISOM) katılımcı ülke temsilcilerinin “aşılarda ve ilaçlarda kullanılan domuz jelatinin ileri derece transformasyona uğrayarak domuzluk özelliğini kaybettiğini, ve din açısından bu jelatini içeren aşıları yaptırmanın sakıncalı olmadığı konusunda karar birliği” vararak 1995 yılında imzaladıkları  ortak bildiri. Bildirinin tam metni kaynakçada mevcut.

 

Yazı dizimizin bir sonraki bölümünde aşıların yan etkilerine ilişkin endişeleri inceleyeceğiz. 

**Bu makale, ilk olarak Toplum ve Hekim dergisinde (Cilt 33, Sayı 3, Mayıs-Haziran 2018, sayfa 195-206) yayınlanmıştır.

 

Kaynakça:

1. McNeil DJ. Measles Deaths Fall to a Record Low Worldwide – The New York Times. New York Times. https://www.nytimes.com/2017/12/26/health/measles-deaths-vaccination.html?_r=1. Published 2017. Accessed January 9, 2018.

2. Arıcan I. Aşılar ve Komplo Teorileri – Bölüm 2: Dr. Andrew Wakefield ve Aşı Karşıtı Hareket. Yalansavar. https://yalansavar.org/2011/11/17/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-2-dr-andrew-wakefield-ve-asi-karsiti-hareket Published 2011.

3. Van Panhuis WG, Grefenstette J, Jung SY, et al. Contagious Diseases in the United States from 1888 to the Present. N Engl J Med. 2013;11(28):369. doi:10.1056/NEJMms1215400.

4. National Center for Immunization and Respiratory Diseases. Vaccines: What Would Happen If We Stopped Vaccinations. https://www.cdc.gov/vaccines/vac-gen/whatifstop.htm. Published 2017. Accessed January 15, 2018.

5. WHO. Measles Fact Sheet. WHO. 2017. http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs286/en/. Accessed January 14, 2018.

6. Center for Disease Control (CDC). Ten Great Public Health Achievements – United States, 1900-1999. MMWR Morb Mortal Wkly Rep. 1999;48(12). https://www.cdc.gov/mmwr/PDF/wk/mm4812.pdf. Accessed January 15, 2018.

7. DeBold T, Friedman D. Battling Infectious Diseases in the 20th Century: The Impact of Vaccines – WSJ.com. Wall Street Journal. http://graphics.wsj.com/infectious-diseases-and-vaccines/. Published 2015. Accessed January 14, 2018.

8. CDC. Pertussis | Whooping Cough | Surveillance | Cases by Year | CDC. Pertussis (Whooping Cough). https://www.cdc.gov/pertussis/surv-reporting/cases-by-year.html. Published 2017. Accessed January 15, 2018.

9. Gerber JS, Offit PA, Offit PA. Vaccines and Autism: A Tale of Shifting Hypotheses. Clin Infect Dis. 2009;48(4):456-461. doi:10.1086/596476.

10. Baylor NW, Egan W, Richman P. Aluminum salts in vaccines–US perspective. Vaccine. 2002;20 Suppl 3:S18-23.

11. Agency for Toxic Substances and Disease Registry (ATSDR). Toxicological profile for Aluminum. U.S. Department of Health and Human Services, Public Health Service. https://www.atsdr.cdc.gov/ToxProfiles/TP.asp?id=191&tid=34. Published 2008. Accessed January 9, 2018.

12. Exley C. Human exposure to aluminium. Environ Sci Process Impacts. 2013;15(10):1807-1816. doi:10.1039/C3EM00374D.

13. Agency for Toxic Substances & Disease Registry. Public Health Statement: Aluminum. Toxic Substances Portal. https://www.atsdr.cdc.gov/phs/phs.asp?id=1076&tid=34. Published 2008. Accessed January 14, 2018.

14. Mitkus RJ, King DB, Hess MA, Forshee RA, Walderhaug MO. Updated aluminum pharmacokinetics following infant exposures through diet and vaccination. Vaccine. 2011;29(51):9538-9543. doi:10.1016/j.vaccine.2011.09.124.

15. Heck HD, Casanova – Schmitz M, Dodd PB, Schachter EN, Witek TJ, Tosun T. Formaldehyde Concentrations in the Blood of Humans and Fischer-344 Rats Exposed to Under Controlled Conditions. Am Ind Hyg Assoc J. 1985;46(1):1-3. doi:10.1080/15298668591394275.

16. Mitkus RJ, Hess MA, Schwartz SL. Pharmacokinetic modeling as an approach to assessing the safety of residual formaldehyde in infant vaccines. Vaccine. 2013;31(25):2738-2743. doi:10.1016/j.vaccine.2013.03.071.

17. The College of Physicians of Philadelphia. Human Cell Strains in Vaccine Development. History of Vaccines. https://www.historyofvaccines.org/content/articles/human-cell-strains-vaccine-development. Published 2018. Accessed January 10, 2018.

18. Islamic Organization for Medical Sciences. The Judicially Prohibited and Impure Substances in Foodstuff and Drugs. Islam Organ Med Sci. 1995. http://www.immunize.org/talking-about-vaccines/porcine.pdf. Accessed January 10, 2018.

19. A J Wakefield, S H Murch, A Anthony, J Linnell, D M Casson, M Malik, M Berelowitz APD, M A Thomson, P Harvey, A Valentine, S E Davies JAW-S. Ileal-lymphoid-nodular hyperplasia, non-specific  colitis, and pervasive developmental disorder in children. Lancet. 1998;351(9103). http://briandeer.com/mmr/lancet-paper.htm.

20. Taylor LE, Swerdfeger AL, Eslick GD. Vaccines are not associated with autism: An evidence-based meta-analysis of case-control and cohort studies. Vaccine. 2014;32(29):3623-3629. doi:10.1016/J.VACCINE.2014.04.085.

21. Gadad BS, Li W, Yazdani U, et al. Administration of thimerosal-containing vaccines to infant rhesus macaques does not result in autism-like behavior or neuropathology. doi:10.1073/pnas.1500968112.

22. Hurie MB, Saari TN, Davis JP. Impact of the Joint Statement by the American Academy of Pediatrics/US Public Health Service on Thimerosal in Vaccines on Hospital Infant Hepatitis B Vaccination Practices. Pediatrics. 2001;107(4):755-758. doi:10.1542/peds.107.4.755.

23. Schonberger LB, Bregman DJ, Sullivan-Bolyai JZ, et al. Guillain-Barre syndrome following vaccination in the National Influenza Immunization Program, United States, 1976–1977. Am J Epidemiol. 1979;110(2):105-123.

24. Baxter R, Lewis N, Bakshi N, Vellozzi C, Klein NP. Recurrent Guillain-Barre Syndrome Following Vaccination. Clin Infect Dis. 2012;54(6):800-804. doi:10.1093/cid/cir960.

25. Baxter R, Bakshi N, Fireman B, et al. Lack of Association of Guillain-Barre Syndrome With Vaccinations. Clin Infect Dis. 2013;57(2):197-204. doi:10.1093/cid/cit222.

26. Lasky T, Terracciano GJ, Magder L, et al. The Guillain–Barré Syndrome and the 1992–1993 and 1993–1994 Influenza Vaccines. N Engl J Med. 1998;339(25):1797-1802. doi:10.1056/NEJM199812173392501.

27. Offit PA, Hackett CJ. Addressing parents’ concerns: do vaccines cause allergic or autoimmune diseases? Pediatrics. 2003;111(3):653-659.

28. Wraith DC, Goldman M, Lambert P-H. Vaccination and autoimmune disease: what is the evidence? Lancet (London, England). 2003;362(9396):1659-1666. doi:10.1016/S0140-6736(03)14802-7.

29. Smith MJ, Woods CR. On-time Vaccine Receipt in the First Year Does Not Adversely Affect Neuropsychological Outcomes. Pediatrics. 2010;125(6):1134-1141. doi:10.1542/peds.2009-2489.

30. Offit PA, Quarles J, Gerber MA, et al. Addressing Parents’ Concerns: Do Multiple Vaccines Overwhelm or Weaken the Infant’s Immune System? Pediatrics. 2002;109(1).

31. Duff Wilson. Merck to Pay $950 Million Over Vioxx – The New York Times. New York Times. http://www.nytimes.com/2011/11/23/business/merck-agrees-to-pay-950-million-in-vioxx-case.html?_r=1&ref=vioxxdrug. Published 2011. Accessed January 13, 2018.

32. US Department of Justice. #09-038: Eli Lilly and Company Agrees to Pay $1.415 Billion to Resolve Allegations of Off-label Promotion of Zyprexa (2009-01-15). https://www.justice.gov/archive/opa/pr/2009/January/09-civ-038.html. Published 2009. Accessed January 13, 2018.

33. World Health Organization 9WHO). Vaccine Market. WHO. http://www.who.int/immunization/programmes_systems/procurement/market/individual_vaccine/en/. Published 2015. Accessed January 13, 2018.

34. Greenwood B. The contribution of vaccination to global health: past, present and future. Philos Trans R Soc Lond B Biol Sci. 2014;6(19):369. doi:10.1098/rstb.2013.0433.

About isil_arican

Yalansavar'ın kurucusu, San Fransisco'da yaşayan bir Tıp Doktoru. Stanford Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde Klinik Bilgi İşlem Direktörü. Bay Area Skeptics Yönetim Kurulu Üyesi. Boş zamanlarında sözde bilimle savaşıyor, Yalansavar'a ve Trepanasyon'a yazıyor, TED çevirileri yapıyor, kedi seviyor, evde bira kaynatıyor, bir de bu aralar The Witcher oynuyor.

Bir Yanıt to “Sık Rastlanan Aşı Karşıtı İddialar -2: Aşıların içeriği ve hazırlanma süreçleri”

  1. Bilgilendirici yazınız için çok teşekkürler Işıl Hanım. Çevremde aşı karşıtı iddiaları hep duyuyordum lakin merak edip internetten arattığımda da doğru bilgiler yerine bilimsel dayanağı olmayan saçma sapan, aşı karşıtı iddialar ve komplo teorileri çıkıyor. Yazınız bu konudaki Türkçe doğru kaynak ihtiyacımızı giderdi. Gerçi bu konudaki bağnaz görüşlü bazı kişilere bu makalenizin linkini gönderdiğimde size de “sistemin çarklarından biri”, “İlimünatici”, “tapınak şovalyesi(bunu hakkaten komik buldum)”, “mason”, “ilaç şirketlerinin adamı” gibi yaftalar yapıştırmaktan geri durmadılar. İnanmak istemeyen cahil-cüheyla takımı gene ikna olamayacak ve neticede Darwin’in doğal seçilim süreci devreye girecek ve bunların nesli azalıp yok olacak. İşte o zaman dünya daha güzel bir yer olacak inşallah. Zaman harcayıp bildiklerinizi bizimle paylaştığınız için tekrar tekrar teşekkür ederim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: