Küçük Kareler, Büyük Anlamlar!

tüpler

Kozmetik ürünlerin tüpleri üzerindeki bazı renkli kareler, onun “gizli” içeriği hakkında bize bilgi veriyormuş!

Cümlenin orjinalini, sayısını ve nereden duyduğumu hatırlamıyorum ama meşhur bir laf vardı: “Bir ninja sıradan bir odada düşmanını öldürebilmek için en az on alet bulabilir.”

Benzer bir kanı komplo teorisyenleri için de geçerli:  Bir komplo teorisyeni standart bir banyoda sizi öldürecek en az on ürün bulur! Vallahi de bulur, billahi de bulur! Özellikle de doğaya yönelim safsatası yapıyorsa. (Bu da tarihe geçecekse yanına küçük bir yalansavar ve/veya t.uyar tescili rica edelim lütfen…)

İddiaya ve hatta kimi haber portallarındaki haberlere göre tüpler içerisinde kullanıma sunulan kozmetik ürünlerin tüpleri üzerindeki bazı renkli kareler, onun “gizli” içeriği hakkında bize bilgi veriyormuş: Yok artık!

Yani onca “içindekiler” kısmı, onca açıklama, hatta ve hatta ürün prospektüsü bize bilgi vermiyor, ama oradaki renk bize bilgi veriyor öyle mi? İddianın aslını görelim:

Kaynak:Uludağ Sözlük ,Dokuz Eylül Universitesi.
Tüplerin altına dikkat…
Satın al dığınız diş macunu, şampuan, krem vs gibi tüp içinde sunulan ürünlerin arka yüzlerinde yer alan koyu renkli küçük karecikler mutlaka hepinizin dikkatinizi çekmiştir.
– Bu karecikleriden koyu renkli olanlar, özellikle siyah renkli tüp içeriğinin tamamen kimyasallardan oluştuğunu gösterir.
– Kırmızı renkli olanlar ürünün %70’in üzerinde kimyasal içerdiğini gösterir.

– Yeşil renkli karecikler ise ürünün %100 doğal etken maddeler içerdiğini gösterir.
Yeni bir kozmetik ürün alırken sadece bu kareciklere bakarak ürünün ne oranda kimyasal içerdiğini anlayabilirsiniz.
Bu önemli bilgiyi lütfen siz de paylaşınız.

Alıntı şuradan. Daha kötüsü ise şöyle ciddi ciddi hazırlanmış bir haberin olması: Tıklayın

Kaynak muhteşem zaten: Uludağ Sözlük, Dokuz Eylül Üniversitesi. Oraya bir üniversite adı yazmak yetiyor sanırım, ama bu üniversitenin hangi bölümü, hangi raporu, hiçbir bilgi yok. Yorumlara itiraz eden kişiye üstelik “hanımefendi! hanımefendi! Kaynağa bak kaynağa!” diye de fırça çekilmiş. Muazzam. (Ben de bu yazıyı Princeton Üniversitesi’nden yazıyorum, ayrıca Ekşisözlük’te de var, olay bitmiştir, dağılın!)

Bir yalansavar geleneği olarak elbette olayın aslını astarını açıklayacağız, ama öncelikle yeri gelmişken şu “kimyasal” mevzuuna bir açıklama getirelim:

“Kimyasal” terimi, nesneler için kullanılabilecek bir sıfat değildir. Yoksa aklınıza gelen -kendi bedenimiz de olmak üzere- her şey kimyasaldır! Eğer bu kelime ile “sentetik” ifadesi, yani laboratuvarda sentezlenen madde ifadesi kastediliyorsa, elinizdeki tüpe saksınızda biten otu koymak isteseler, onu o krem formuna sokabilmek için o da çeşitli laboratuvar süreçlerinden geçecek zaten. Hele ki kozmetik bir ürünün hiç bir laboratuvar sürecinden geçmeme şansı yok. Eğer geçmiyorsa, hele ki içerisinde hayvansal yağlar içeriyorsa, onu kullanmak istemeyeceğinize, kokusuna dayanamayacağınıza, dahası da hijyenik olmayacağına kalıbımı basarım. (Doğal olan her şeyin iyi olmadığını da daha önce yazmıştık.)

Hem ayrıca bu kareler bize neden böyle bir bilgi versin, ya da böyle bir bilgi için neden kareler seçilsin? Bu tip ürünlerin ambalajlarının üzerinde hangi bilgilerin yer alacağı çeşitli yasalarca ve yönetmeliklerce belirlenir. “Kimyasal” diye bir sınıflama olduğunu varsaysak dahi zaten “%100 doğal, %70 kimyasal, %100 kimyasal” gibi bir sınıflandırmanın mantığı olmadığı yok. (Uyduran kişi bana 70’in önemini açıklarsa çok sevinirim, çok merak ettim, neden 70? Neden kırmızının tonlarına göre, “10,20,30…100″ değil de 70?)

Neyse… Şimdi gelelim küçük karelerin asıl anlamlarına:

Öncelikle, kullanılan imalat tekniğine bağlı olarak bazı tüplerde bahsi geçen karelerin bulunmadığını, ayrıca tek bir kare standardı yerine farklı işaretleme teknikleri olduğunu belirtelim.

Bu kareler ile yapılan işaretlemenin iki amacı var (karesine göre değişiyor…):

1. Otomatik kesimler ya da sarımlar için makinanin algılayabileceği bir kesme/durma işareti (trim marker)

Nasıl ki büyükçe bir kartondan kare bir parça kesmeden önce onu cetvelle çiziyor, ya da çiviyi çakmadan önce bir kalemle işaretliyorsanız, uzun boruların nereden kesileceğini onu kesen makineye bildirmek için de çeşitli işaretlemeler yapılır. (Lamine alüminyum tüp denilen tüplerin yapımında alüminyum borular makina tarafından kesilir.[1])

Örneğin şu videoda 1:15’ten itibaren görebileceğiniz gibi, bir tüpün içeriğinden bağımsız olarak malzeme üzerinde böyle bir işaretleme yapılır:

Netice itibariyle elinizde uzuuuuunca bir boru var, siz bu boruyu çeşitli ölçülerde tüpe dönüştüreceksiniz. Her ölçüdeki tüp için ayrı ayrı kesim makinası yapmaya kalkarsanız bu sizin için epey maliyetli olur. Onun yerine “kareyi nerede görürse tüpü orada kesen” bir makina daha iyidir. Sizin yapmanız gereken tek şey, tüp ölçülerine uygun şekilde lacivert kareleri boru üzerine yerleştirmek. Bu sadece kesme amacıyla değil, sarma amacıyla da olabilir. Tamamen üretim tekniğine bağlı.

Tabi bu karelerin niçin farklı renkte olduğunu açıklamıyor! Demiştik: Kareden kareye fark var. Şu da ikincisi:

2. Ofset baskı kalite standardına uygun olarak baskı rengi kontrolü.

Tek seferde ve kısa sürede binlerce baskı yapmaya yarayan matbaa teknolojisi ofset baskı sistemleri olarak adlandırılıyor.

Ofset baskılar, genel olarak renk silindirleri sistemi ile çalışır. Aşağıdaki video CMYK, yani dört renk baskı sistemine yönelik oldukça açıklayıcı bir videodur. Videoda görecğeğiniz silindirler CMYK (Cyan, Magenta, Yellow, Key) renk ve tonlamalarını atarlar.  Bu renkler birleştiğindeo ortaya gerçek renkler çıkar. Her rengin bir CMYK değeri vardır, zira her renk bu dört özelliğin çeşitli oranlarda karşımından oluşur. Dolayısıyla bu silindirlerden birisindeki mürekkep zaafiyeti, baskının kötü çıkmasına sebep olur.

Baskı kullanılan renklerdeki ince farkları başka ve doğru bir baskı ile karşılaştırmadan gözümüz algılamaz, ancak rengini kesin olarak bildiğimiz bir test kiti ile o referans kareyi karşılaştırırsak yazıcımızın etkinliğini anlayabiliriz. Tıpkı diş hekimlerinin dişimizin tonunu anlamak için üzerinde her renkten diş bulunan bir cetvel aracılığıyla diş rengimizi anlaması gibi.

İşte baskılarda da renk durumunu kontrol etmenin yolu bir referans karesi ya da çubuğu kullanmaktır. Bu karşılaştırma elbette belli bir standarda göre yapılır ve farklı farklı teknikler ile çeşitli standartlar mevcuttur[2].

Uygulanan baskı tekniğine göre farklı kontrol biçimlerini mevcuttur. En bilineni adını ISO 9001 yönetim standardı ile duyduğumuz Uluslararası Standardizasyon Kurumu’nun (ISO) 12647 no’lu standardıdır. Bu standart baskı kalite kontrolü için gerekli yönergeleri sağlar. Baskı ve imalat işiyle uğraşan işletmeler, yüksek kalitede iş isteyen büyük müşterileri çekebilmek ve birbirleriyle rekabet edebilmek için ISO 12647 sistemini kurarak sertifikalarını almaya özen gösterirler. Bu belgeyi almak demek, yukarıda bahsettiğimiz karşılaştırmayı 12647 no’lu standarda göre yapmak demektir. Evimize soktuğumuz diş macunlarının üreticilerinin yüksek kalitede iş istediğini tahmin edebiliriz, zira raflarda yan yana ya da alt alta duran aynı ürünün farklı renk ve parlaklık tonlarında olmasının, tüketicide o ürünün kalitesiz ya da bozuk olduğuna dair bir fikir yaratma riski var. İki adet diş macunu alsanız ve bunların tüplerinden birisi daha soluk, birisi daha koyu olsa işkillenmez misiniz?

Sonuç

Hepimiz insan olduğumuzdan, özellikle var olduğu iddia edilen bizlere -ve bilhassa çocuklarımıza- yönelmiş tehditler konusunda hassasız ve yine insan olduğumuzdan inanmaya meyil gösteriyoruz. Bu oldukça anlaşılabilir bir temayül.

Ancak bir yerde bir renk ve sayı görüp ona gizli ve derin manalar yüklemenin garip bir doğası olmalı! Bu doğanın hangi psikolojiden kaynaklanabileceğine, yazarımız Tuğsan komplo teorisi yazı dizisinde çeşitli kereler değinmişti. Garip olsansa bu tip söylentlerin çok hızlı yayılması.

İnsanların kendilerine yönelik tehditleri araştırması ve bunlar hakkında yakınlarını bilgilendirmesi çok güzel bir şey! Ama birazcık, lütfen, birazcık ön araştırma ve soruşturma olsun içinde…

Bense özetle ninja örneğimi yinelemek istiyorum:

Bir komplo teorisyeni standart bir banyoda sizi öldürecek en az on ürün bulur! Vallahi de bulur, billahi de bulur! Özellikle de doğaya yönelim safsatası yapıyorsa.

Kaynaklar:

[1] “How Tubes Are Made?” – http://www.tube.org/i4a/pages/index.cfm?pageid=3282

[2] Ölçüm hakkında bir rehber için şu PDF dökümanına başvurabilirsiniz: http://www.npes.in/trade/Color%20Bars_%20Densitometer_%20PMS%20Guide.pdf

Not: Açık Bilim yazarı Murat Pınar’a teşekkürler.

About Tevfik Uyar

Uçak Mühendisi ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalıştı. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, sosyoloji lisans öğrencisi ve bilimkurgu öyküler yazıyor.

12 Yanıt to “Küçük Kareler, Büyük Anlamlar!”

  1. Tamam. Kabul ediyorum. Söylenen cmyk renklerinin pantone renk kodları ile oynayarak bakan gözlerin etkilenmesini sağlayan bir örgütte bir süre ben de getir götür işleri ve çaycılık yaptım. Ardından bana vidalı kapakların turlarını halk sağlığını etkileyecek şekilde tasarlayayım diye görev verildi. Bu görev öncesinde Bahamaladan birinde 8 yıldızlı bir otelin kral sonra kraliçe dairesinde eğitildim. Herşey doğru, 1 den 9 a kadar tüm eylül üniversitelerinin iddiaları yerinde. Ben ve biz yaptık.

  2. Giriş cümlenizdeki alıntı sanırım “Şibumi” kitabından.

  3. baştaki sözün ninja versiyonunu duymadım ama yanlış hatırlamıyorsam trevanian’ın shibumi kitabında geçiyordu böyle bir şey, ana kahraman nikolai’nin böyle bir özelliği vardı, hatta 1-2 yerde de kullanmıştı. neyse, yazı güzel olmuş, elinize sağlık.

  4. Yazınız için teşekkürler. Bir Facebook sayfasında aynı paylaşımı gördüm düzeltilmesi için mesaj yazdım. Yazı sizin yazının linki ve düzeltme notu ile yeniden yayınlandı. Yarım saatte 139 kişi düzeltme notuna bakmadan yeniden paylaştı, paylaşılmaya da devam ediyor. Ne demek lazım bilmiyorum yani…

  5. SImdi de red-bullarini altindaki sari ve yesil numarlari ayni sekilde saniyor millet.

  6. Çevremdekiler de şuan illuminatiyle kafayı bozmuş durumdalar. Ortada daha somut tehditler varken gizemli olana yönelme fantezisi var sanırım.

  7. Diş macunu tüplerinin altındaki renkli kareler tüpün nereden sıkılması gerektiğini gösterir. Bu yolla; tüpü ortadan sıkan insanların doğal seçimle elenmemesi nedeniyle düşmeye başlayan ortalama insan zekası yükseltilmeye çalışılmıştır. Fakat doğrusal olmayan “evrim” bizi yine şaşırtmış ve insan türünü paranoyak olanın hayatta kaldığı bir elemeye maruz bırakmıştır. Biz buna kısaca hüsn-ü hat diyoruz.

  8. güzel bir çalışma. bendensin :)

  9. Peki içindeki kimyasal maddelerinin oran değelerinin normal olup olmadığını nasıl anlarız. Örneğin ben kullandığım dişmacunun sodyum fourid’i 0.325% bu çok mu? Bide c
    Çocukluğumdan ber. Hep colgate kullandım şimdi amerikadA colgate totalin içinde kansorejen madde çıktı …

  10. Ayınlatmalar için teşekkürler.

  11. Çok bilen birçok organikçi arkadaştan duyduğum birşeydi. Aydınlatma için çok teşekkürler.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Diş Macunu Tüpündeki Renklerin Anlamı! | Hedef Türkiye - 20 Aralık 2013

    […] Daha ayrıntılı bilgi için buraya tıklayınız. […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 3.082 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: