Kan Kırmızısı Ay

t

Kıyamet mi kopacak  (Cevap: Hayır!)

Bugün savacağımız yalan du jour’u entelektüel gazetemiz Cumhuriyet’ten okuyoruz.

Kıyamet mi kopacak?

Mars, Dünya ve Güneş bu gece aynı çizgi üzerinde hizalanacak. Nadir görülen astrolojik olay sonucu Ay kan kırmızısına dönüşecek, Güneş kararacak. İncil’e göre bu durum kıyametin habercisi.

Gökbilimcilerin iple çektiği gün geldi. Mars, Dünya ve Güneş bu gece aynı çizgide hizalanacak. 778 günde bir yaşanan astronojik olayda Mars ile Dünya’nın Güneş’e olan hizaları arasında yaklaşık 87 milyon kilometre olacak. Gökyüzündeki şölende Ay ‘kan kırmızı’na dönüşücek, Güneş ise kararacak. Mars gece gökyüzünde sıradan bir gecede görebileceğiniz en parlak yıldızdan tam 10 kat parlak gözükecek. NASA’nın Tetrad denilen 4 Ay tutulmasının da yaşanacağı 28 Eylül’e kadar olan süreçte Ay’ın kan kırmızı görüleceğini açıklaması ise Hristiyan dünyasında paniğe neden oldu. Çünkü 4 kan kırmızı Ay Hristiyanlara göre kıyametin habercisi. Kral James İncil’inde Hz. İsa’nın kıyamet kopmadan önce dünyaya ikinci kez geldiği zamanın ‘Gökyüzünde 4 kan kırmızısı Ay’ görünecek’ şeklinde ifade edilmesi kıyamet senaristlerini harekete geçirdi. NASA, bu yılki gibi Tetrad’ın 500 yılda 3 kez yaşandığına dikkat çekmesi bile paniği yatıştırmaya yetmedi.

Son iki bin yılda yaşanan 4 kırmızı dolunaylı tutulmaları değerlendiren ABD’nin Teksas eyaletinin San Antonio Kilisesi Papazı, yazar John Hagee, “Her biri dünyaya felaketleri getirdi” diyor. Aynı zamanda yazar olan Hagee, inancını şu temellere dayandırıyor:

1493’teki ilk tetrad: İspanyol Engizisyonu hristiyanlaştırmayı hedefledikleri Müslümanlarla Yahudilere eşi benzeri görülmedik işkenceler yaptı. Engizisyon mahkemelerinde katledilmekten kurtulanlar Avrupa’dan sürüldü.

1949: İsrail Arap savaşı:4 bin asker ve 2 bin 400 sivil öldü. 15 bin kişi kayboldu.

1967: İsrail Arap 6 gün savaşları. İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan Irak, Suudi arabistan, Sudan, Tunus, Fas ve Cezayir de asker ve silah yardımıyla katıldığı savaş İsrail üstünlüğüyle bitti. Savaşta 21 bin kişi öldü, 45 bin kişi yaralandı.

Bu saçma sapan haber, sansasyon meraklısı yabancı gazetelerdeki bazı yayınların üstünkörü kırpılıp fazla düşünmeden yazılıvermesinden ibaret. Meselâ aynı haber tabloid İngiliz gazetesi Daily Mail’de de mevcut.

Ufak çerçöpü temizlemekle başlayalım. Daha ilk cümleden abeslik başlıyor. Haberin başlığı “nadir görülen astrolojik olay” derken, haber metni “778 günde bir görülen astronojik olay” ifadesini kullanıyor. 778 gün iki yıldan biraz fazladır; pek nadir sayılmaz. Ayrıca bu astrolojik değil, astronojik (!) hiç değil, sadece astronomik bir olaydır. Gökbilimcilerin iple çektiği değil, omuz silkip geçtikleri birşeydir.

Haberdeki ifadeler, kırmızı gezegen Mars’ın yaklaşması yüzünden Ay kan kırmızı olacakmış gibi bir intiba yaratıyor, ama bu doğru değil. “Kırmızı ay” ifadesi paragrafın geri kalanında bahsedilen “tetrad” (dörtlü tutulma dizisi) olayını ifade ediyor, ayrıntısını aşağıda vereceğim. Güneş’in kararacağı da tamamen yalan.

Dörtlü ay tutulmaları

Ay tutulması insanlara çoğu zaman dehşet vermiş de olsa aslında çok basit bir olaydır. Ay, Dünya’nın çevresinde dönerken, güneş görmeyen tarafa geçip gölgeye girer. O zaman da, aslında Güneş’ten gelmekte olan ışığı kesilir ve kararır. Zamanla Ay Dünya’ın gölgesinden çıkar ve tutulma biter. Tutulma zamanlarında Ay her zaman dolunay evresinde olacaktır, çünkü dolunay evresi Ay’ın Güneş gören yüzünü tam görebildiğimiz, yani Dünya’nın Ay’la Güneş arasındaki çizgiye yakın olduğu zamanlarda gerçekleşir.

Ay tutulmalarına dair NASA’dan bir eğitici video:

Eğer Ay’ın Dünya’nın etrafında çizdiği daire ile, Dünya’nın Güneş etrafında çizdiği daire tam üstüste gelseydi, her ay dolunay vakti ay tutulması yaşardık. Ama bu iki düzlem arasında beş derecelik açı farkı olduğu için Ay çoğu zaman Dünya’nın gölgesini ıskalar ve bize romantik geceler sunar. Yine de her yıl en az iki tane ay tutulması gerçekleşir. Bunların çoğu Ay’ın sadece bir kısmının karardığı tutulmalardır. Tam ay tutulmaları daha nadirdir.

Ay tutulmaları çok düzenli gelmez; ama bazen “dörtlü tutulma” (“tetrad”) denen bir zincir oluşur. Bu zincirde altı ay arayla (takvim ayı değil, Ay döngüsü sayarak) birer tam tutulma olur, ve arada hiç kısmi tutulma olmaz. Bilimsel açıdan çok ilgi çekici olmasa da, hoş bir olaydır. Yeni başlayan bir dörtlünün ilk tutulmasını gelecek hafta yaşayacağız. Bu tutulma, bağımsız bir olay olan Mars hizalanmasına da denk düştüğü için kozmik yazgıya inananların hayal güçlerini coşturmuş görünüyor. Haberi yazan da bu coşkuyu pek akıl süzgecinden geçirmeden aktarmış.

Dörtlü tutulmalar ilginçtirler; düzenli gerçekleşmezler. Bu yüzyılda sekiz tane dörtlü göreceğiz. Ama bu tipik bir sayı değil; yirminci yüzyılda sadece beş kere gerçekleşti. 17., 18. ve 19. yüzyıllarda ise hiç dörtlü tutulma görülmedi (bu yüzyıllarda tam tutulmalar oldu elbette, ama yukarıda tanımlandığı şekilde dörtlü dizi olmadı).  Tarih boyunca gerçekleşen ay tutulmalarının (kısmi, tam, dörtlü) katalogunu NASA’da görebilirsiniz.

Kan rengi ay (“Blood moon”)

Tam tutulma gerçekleştiğinde Ay tamamen kararmaz, ama koyu kırmızı bir renge bürünür. Biraz “renkli” bir ifadeyle buna kan rengi Ay dense de, korkutucu bir durumun habercisi değildir, her tutulmada olan bir durumdur.

Tutulma sırasında  Ay’ın yüzeyinde olduğunuzu düşünün (sizin için aslında Güneş tutulmaktadır, çünkü Dünya Güneş’in önüne geçmektedir). Dünya’ya bakarsanız sadece gece yüzünü görebilirsiniz. Ama kürenin kenarlarında, güneş doğuşu ve batışının yaşandığı yerlerdeki kırmızı ışık size ulaşacaktır, o yüzden tam bir karanlıkta kalmazsınız. Bu gelen ışık zayıf da olsa, Ay’da ışığı emen bir atmosfer olmadığı için Ay’ın açık renkli toprağından geri yansır, ve Dünya’dan biz bunu koyu kırmızı bir renk olarak görürüz.

Tam Ay tutulması

15 Mayıs 2003’de gerçekleşen tam Ay tutulması (Loyd Overcash)

Tutulma dörtlüsüne dair NASA’nın hazırladığı bir eğitici video:

John Hagee ve “Four Blood Moons”

Haberde adı geçen papaz John Hagee ve Mark Blitz 2014’de başlayan dörtlünün büyük değişimlere yol açacağını ileri sürmekteler. Hagee 2013 yılında “Four Blood Moons” (“Dört Kan Kırmızı Ay”) isimli bir kitap yayınladı; bütün bu kıyamet safsatası buradan çıkmakta. Hagee bu dörtlüden ikisinin Musevilerin kutsal günleri olan Pesah ve Sukot’a denk geldiğine işaret ederek buradan bir anlam çıkarmaya çalışıyor.

Hagee, iddiasına destek olarak, önceki dörtlülerin gerçekleştiği zamanlardaki önemli olayları örnek gösteriyor. Yahudilerin İspanya’da zulme uğrayıp sürüldükleri döneme yakın olan 1493-1494, İsrail’in kuruluşuna yakın olan 1949-1950, ve İsrail-Arap savaşı’na denk gelen 1967-1968 dörtlüleri. Hepsi bu.

Bunu deşmeden önce, Hagee’nin İsrail’e neden bu kadar takmış olduğunu anlamaya çalışalım. Hagee, Musevilere kuvvetli destek verilmesi gerektiğine inanan, bağnazlığıyla meşhur Evangelist mezhebinden bir din adamı. Hıristiyanların İsrail’e ve Yahudilere destek olmasının İncil’den kaynaklanan bir görev olduğunu savunuyor. İsrail’le çok yakın bağları var, yardım ve bağış gönderiyor. Bu desteğin tek sebebi insani duygular değil; Evangelistler ve diğer Hıristiyan Siyonist gruplar, İncil’deki bazı kıyamet kehanetlerinden yola çıkarak Kutsal Topraklar’da bir Yahudi devleti bulunmasının gerekli olduğuna inanıyorlar.

Örneklerin neden İsrail’le ilgili olduğu böylece anlaşılıyor. Halbuki Hagee’nin verdiği örnekler “dünyaya felaket” getirmeyi bırakın, büyük ölçekte pek de önemsenmeyecek olaylar. Ama hadi kendimizi onun yerine koyalım ve sadece Yahudi toplumunu etkileyen olaylar açısından bakalım.

Birinci örnek olan İspanya sürgünü, Engizisyon’un 1492 Ocak’ında çıkardığı bir kararla başladı ve şiddetli bir zulümle kısa zamanda bitirildi. 1493-1494 tutulma dörtlüsü daha sonra geldi. Olay olduktan sonra gelen işaret olur mu? Tutulmalar Amerika yerlilerinin katliamına işaret ediyor dese anlardım, ama bildiğim kadarıyla Hagee’nin böyle bir iddiası yok.

İkinci örnek de bir yıl geç kalmış, çünkü İsrail devleti 1948’de kuruldu, 1949’da değil. Zaten bu Yahudiler açısından pek felaket sayılmaz. (Filistinliler için durum farklı tabii.)

Üçüncü örneğin zamanlaması denk düşse de, sadece altı günde olup biten ve statükoyu fazla değiştirmeyen bir savaşın büyük değişikliklere yol açtığını söylemek güç.

Buna karşılık, Yahudilerin yaşadığı başka felaketler, meselâ 1066 Gırnata katliamı, Çarlık Rusyası’ndaki pogromlar, Nazi soykırımı, bir dörtlü tutulmayla ilişkilendirilemiyor.

Zaten, dünyayı değiştiren olay deyince akla her şeyden önce onmilyonlarca insanın can verdiği Dünya Savaşları geliyor. Felaket habercisi dediğiniz bir olgu bunları öngörmüyorsa, hiç bir şeyi öngörmez.

“Kıyamet” fikri ise Hagee’den değil Blitz’den geliyor. Blitz, Eski Ahit’teki Yoel kitabının 2:31 numaralı ayetine atıf yapıyor: “Rabbin büyük ve korkunç günü gelmeden önce güneş kararacak, ay kan rengine dönecek.” Bu ayeti Blitz, dörtlünün son tutulmasından sonra (28 Eylül 2015’de) İsa’nın tekrar yeryüzüne geleceği ve kıyametin kopacağı şeklinde yorumluyor.

Yürütülen sarsak mantık şöyle: Dörtlü tutulmalarda önemli şeyler oluyor. Tutulmalarda Ay kan rengi oluyor. Ayette Ay kan rengi olunca kıyamet kopacak deniyor. Demek ki kıyamet yakın. Bu zincirin her halkasının çürük olduğunu görmek çok kolay. Nitekim Hagee ve Blitz’in iddiaları “Hıristiyan dünyasında paniğe” filan neden olmadı. Çoğu Hıristiyan bu tür fikirleri ciddiye almıyor.

Uzay, din ve kıyamet

Her sene bir “kıyamet kopacak” haberi çıkıyor bir yerlerden. Ya kenarda köşede kalmış mitolojileri canlandıran “Yeni Çağ” dinlerinden, ya da tunç devrinden kalma metinlerin bol hayal gücüyle mıncıklanmasından. Gazetelerin bunları alıp habermiş gibi sunması bıkkınlık veriyor.

İşin ilginç tarafı, tektanrılı dinleri savunan ve pagan mitolojileri lanetleyen insanların, böyle astronomik tesadüflere büyük dini manalar yüklemeleri. Görülüyor ki, binlerce yıllık tektanrıcılığa rağmen, bu dinlerin temsilcilerinde bile gökcisimlerinin mistik güçlerine olan inanç hâlâ yaşıyor.

Sonuç olarak bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber, meraklanmayın, kıyamet kopmayacak. Kötü haber ise, Türkiye’de bu dörtlü içinde sadece sonuncusunu (28 Eylül 2015’de), o da Ay’ın batmasına yakın görme şansımız olacak.

Kaynaklar

  1.  Bruce McClure, Deborah Byrd, “What is a Blood Moon?“. EarthSky. Erişim: 9.4.2014
  2. Geoff Gaherty, “Four Blood Moons: Total Lunar Eclipse Series Not a Sign of Apocalypse“, Space.com Erişim: 10.4.2014
  3. Fred Espenak, “NASA Eclipse Web site – Lunar Eclipse page“, NASA.
  4. Wikipedia, “Lunar Eclipse“. Erişim: 9.4.2014
  5. Wikipedia, “Four Blood Moons“. Erişim: 10.4.2014

About Kaan Öztürk

Kaan Öztürk İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Fizik mezunu. Rice Üniversitesi‘nde uzay fiziği alanında doktora yaptı. Işık ve Yeditepe üniversitelerinde ders verdi. 2015-2016 döneminde Rice'da ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Bugünlerde Sabancı Üniversitesi'nde optimizasyon ve yapay öğrenme konularında doktoraüstü araştırmacı olarak çalışıyor.

7 Yanıt to “Kan Kırmızısı Ay”

  1. Ya hocam. Bu ayın tam kararmamasi bizim gece yaktigimiz isiklardan olmasin? Ehü hehü

    Beğen

  2. Çok güzel yazı, teşekkürler. Tek bir hata gördüm, o da fransızcayla ilgili: yalan *do* jour değil yalan *du* jour 🙂

    Beğen

  3. Güzel yazi , hata aramadim .

    Beğen

  4. Emeklerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş tekrar tekrar teşekkürler… (

    Beğen

  5. Hocam yazınız için teşekkürler her zamanki gibi aydınlatıcı olmuş.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: