Yalansavar

Carl Sagan’ın Palavra Tespit Yöntemleri

Carl Sagan Yalansavar’ın en büyük ilham kaynaklarından biri.

Carl Sagan ile ilk tanışmam sanırım 1998’de vizyona giren Contact (Mesaj) filmiyle olmuştu. Bir bilim kurgu sever olarak film beni derinden etkilemişti. O zamanlar Carl Sagan’ı çok da tanıdığımı söyleyemem, ismini duymuştum. İyi bir bilim insanı, halka bilimi sevdirmeye çalışan bir bilim elçisi ve astronom olduğunu biliyordum o kadar.

Contact filmini seyrettikten yıllar sonra, sanırım 2006 yılında İstanbul’da İstiklal caddesindeki (daha sonra kapanan) Robinson Crusoe kitapçısında Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabına denk geldim. O zamanlarda fark etmeden de olsa eleştirel düşünce kavramını anlamaya başlamış, bildiklerimi mantık süzgecinden geçirmenin yollarını öğrenmeye çalışıyordum. Üzerinde karanlık zeminde yanan bir mum resmi olan kitabı elime aldım, arkasını okuyunca içindekiler ilgimi çekti ve satın almaya karar verdim. Yazarının Carl Sagan olduğunu ancak kasaya gelince fark ettim.

Sagan’ın kaleme aldığı Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabı, elime aldığım günden beri benim için en önemli baş ucu kitaplarından biri oldu. Ondan, eleştirel düşüncenin temellerini, asılsız iddiaları nasıl tanıyabileceğimizi, duyduğumuz şeyleri nasıl irdelememiz gerektiğini öğrendim. Kitabın araladığı yolda zamanla eleştirel düşüncenin önemini kavradım, ve aynı kitap birkaç yıl sonra Yalansavar’ın ilham kaynağı oldu. Logomuzdaki yanan mum da, Sagan’ın karanlıkta yaktığı mumun ta kendisi.

Sagan, 20.yy’ın en önemli bilim insanlarından biri, meşhur Voyager uzay programının baş mimarı ve rasyonel ve eleştirel düşünce akımının adeta babası idi. Eleştirel düşünce kavramını yayma amacı ile kurulmuş pek çok oluşumun ya kurucu üyesi ya da büyük destekçisi oldu. Bütün bunların yanı sıra halka bilimi sevdirmeyi başarmış çok önemli bir bilim elçisiydi. 20 Aralık 1996’da kansere yenik düşüp aramızdan ayrıldığında sadece 62 yaşındaydı. Ama 62 yıla pek çok insana yol gösterip ilham verecek, insanlığın ufkunu dünyadan öteye götürecek bir yaşam sığdırmayı başardı.

Ölümün 20. yıl dönümünün hemen ardından Sagan’ı bir kez daha anmanın belki de en güzel yolu, onun Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabında kaleme aldığı ve her eleştirel düşünce tutkununun öğrenmesi gereken Sagan Palavra Tespit Yöntemlerini siz okurlarımızla paylaşmak.

Buradan sonra sözü Carl Sagan’a bırakalım:

“…Kandırmacalar bazen masumca toplu hezeyanlar şeklinde, bazen de ince hesaplanmış palavralar olarak ortaya çıkar. Genelde bunların kurbanları kendilerini güçlü duygular içinde bulurlar: hayret, korku, açgözlülük… Palavraları gözü kapalı kabul etmek kimi zaman size maddi anlamda pahalıya mal olabilir. Ancak bununla da kalmayıp çok daha tehlikeli sonuçlara varabilir. Palavralara kanan kurbanlara ne kadar sempati duyarsak duyalım devlet ve toplumların eleştirel düşünce yetilerini kaybetmesinin sonu felakettir…”

“Bilimde, öncelikle işe deneysel sonuçlar, veri, gözlem, ölçüm ve bulgularla başlarız. Eğer becerebilirsek, gözlediklerimize bir dizi olası açıklama getirir ve her bir açıklamayı sistematik olarak bu bulgularla yüzleştiririz. Bilim insanları eğitimleri sırasında bir grup palavra tespit yöntemi ile donatılırlar. Yeni fikirler, bu palavra tespit yöntemleri ile sınanır. Eğer yeni fikir bu sınamadan geçerse, onu heyecanlı, ama gene de çekingen bir şekilde kabul ederiz. Eğer siz de her ne kadar sizi mutlu etme potansiyeli olursa olsun karşılaştığınız bir palavraya inanmak istemiyorsanız ve bu yöntemi benimsemeye gönüllü iseniz bu konuda bir şeyler yapabilirsiniz. Elimizde denenmiş, işe yaradığı kabul görmüş bir yöntem var.

Bu yöntem ne mi? Eleştirel düşünce metodolojisi.

Eleştirel düşünce, rasyonel bir argüman ortaya koyup onu anlamak ve daha önemlisi hatalı ya da safsata dolu bir argümanı tanımaktan ibarettir. Bunu yaparken kendimize sormamız gereken soru, mantık silsilesini takiben vardığımız sonucu ne kadar beğendiğimiz değil, vardığımız sonucun önermeyle uyumlu olup olmadığı ve bu önermenin doğru olup olmadığıdır.”

Sagan’ın kitabında önerdiği palavra tespit yöntemleri şunlar:

    1. Size ‘gerçek’ diye sunulan olguları bağımsız kaynaklardan teyit edin.
    2. Argümanı destekleyen kanıtların tartışılmasını destekleyin. Bu tip bir tartışmayı farklı iki fikri savunan ve hakikaten konunun uzmanı olan kişilerden dinleyip farklı perspektifleri değerlendirmek önemlidir.
    3. Otorite kaynaklı argümanların çok kıymeti yoktur. Geçmişte pek çok otorite hata yaptı, gelecekte de yapacaklar. Bilimde otorite değil, uzmanlık önemlidir.
    4. Birden fazla hipotez oluşturun. Herhangi bir şeyi açıklamak gerektiğinde, gözlediğiniz şeyi açıklayabilecek tüm alternatif hipotezleri düşünün. Ardından bu alternatiflerin her birini nasıl test edebileceğinizi de düşünün. Bu testten başarıyla geçen açıklamanın doğru olma ihtimali, ilk aklınıza gelen ve gözünüze güzel görünen açıklamadan daha yüksektir.
    5. Bir hipotezi, sadece size ait diye fazla benimsemeyin. Sizin hipoteziniz de diğerleri gibi gerçeği bulma yolunda bir ara duraktır. Kendinize neden bu fikri beğendiğinizi sorun, diğerleri ile adil bir şekilde karşılaştırın. Kendi hipotezinizi reddetmeniz için ne gerektiğini düşünmeye çalışın. Bunu siz yapmadığınız takdirde başkaları yapacaktır.
    6. Bulgularınızı ve gözlemlerinizi rakamlara dökmeye çalışın. Eğer öne sürdüğünüz açıklama herhangi bir şekilde ölçülebiliyor ve rakamsal (nicel) olarak ifade edilebiliyorsa bu yöntemle farklı hipotezleri karşılaştırmanız çok daha kolay olacaktır. Net olmayan ve nitel (kalitatif) kavramlar için çok fazla açıklama öne sürülebilir. Elbette açıklama bulmamız gereken pek çok nitel konu da var, ama bunlara ilişkin kanıtlar bulmak her zaman daha zordur.
    7. Açıklamanız bir argümanlar zincirine dayalı ise bu zincirdeki ilk önerme ve akabindeki tüm argümanların doğru olması gerekir. Unutmayın, birbirine bağlı bir mantık zincirindeki argümanların bazılarının doğruluğu açıklamayı desteklemeye yetmez.
    8. Okkam’ın usturasını anımsayın. Elimizde, gözlemlediğimiz olguyu aynı derecede iyi açıklayan iki hipotez olduğunda, çok sayıda ön koşulu gerektirmeyen ve daha basit açıklama genelde doğru olandır.
    9. Hipotezinizin nasıl yanlışlanabileceğini kendinize sorun.  Test edilemeyen, ispatlanması mümkün olmayan önermelerin pek kıymeti yoktur.

Sagan, aynı kitapta bir iddiayı inceleyip teyit ederken ne yapmamız gerektiği kadar, ne yapmamamız gerektiğine de değiniyor. Böylelikle Sagan’ın palavra tespit kiti günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız 20 adet argüman ve mantık safsatasını özetliyor:

Carl Sagan’ın Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabı, bilgi kirliğinin yayıldığı, hatta kasıtlı propaganda aracı olarak dünyanın her yerinde yoğun olarak kullanıldığı şu günlerde herkesin okuması gereken bir kitap.

Hepimiz, önümüze gelen iddiaları Sagan’ın önerdiği esasları anımsayarak değerlendirmeli, yaptığımız argümanlarda da bahsettiği mantık safsatalarını kullanmaktan kaçınmalı, karşımıza gelen kanıtlar sağlamsa, daha önce inandıklarımızla çelişiyor olsa bile fikrimizi değiştirmekten imtina etmemeliyiz.

Sagan’ın da dediği gibi:

“Bilimin kalbinde birbiriyle çelişen iki kavramın temel dengesi yatar: yeni fikirlere karşı açık fikirli olmak (ki bu fikirler bazen son derece acayip ya da alışılmadık olabilir) ve ister eski ister yeni olsun her fikrin eleştirel düşünce ve şüphecilik ile detaylıca incelenmesi. Ancak bu şekilde engin saçmalıkları, engin gerçeklerden ayırmak mümkün olabilir.”

 

Kaynaklar: