Önümüz (Kış) Kıyamet…

deneme

TV’de boy gösteren “uzmanlara” göre, 21 Aralık 2012’de dünyanın sonu gelecek(miş)!

Malum, önümüz kıyamet….

Yalansavar ekibi olarak son hızla yaklaşmakta olan Maya Kıyameti hakkında bir yazı yazma konusunda biraz kararsızdık doğrusu. Bu konu hakkında epey yazıldı çizildi, hatta aynı zamanda Yalansavar ekibinin de bir üyesi olan sevgili Tevfik Uyar, Açık Bilim Dergisi için, bu kıyamet söylentisinin kökenindeki konulardan biri olan Maya Uygarlığı ve dünyanın sonunu işaret eden takvimi ele alan çok güzel bir yazı kaleme aldı. Bu konuyla ilgilenenlerin mutlaka okumasını öneririm.

Tevfik’in güzel yazısının da rehaveti ile bu konuyu rafa kaldırmıştım ki, bugün evimizde konuk olan bir arkadaşım, ben çay demlerken sesli olarak bana Habertürk’ten “21 Aralık’ta Aslında Ne Olacak?” başlıklı haberi okudu. Haberin içeriğiyle çileden çıktıktan sonra, biraz da kendim internette gezerek durumun vehametini görünce, şu an medyanın en çok reyting aldığı konu haline gelmiş olan felaket tellalığı konusuna yalansavar olarak değinmek şart oldu.

Kıyamet Alametleri

Yıllar boyu, kıyamet senaryoları, insanların aklını ve vaktini en çok meşgul eden şeylerden olmuş. Bunun en önemli nedenlerinden biri, insanoğlunun bilinmezlik karşısında hissettiği korku. Çoğumuz için dünya, etrafımızı saran ve bizi öldürebilecek ya da zarar verebilecek şeylerle dolu. Özellikle dini inancı kuvvetli olan kişiler için, yaşanacak herhangi bir kıyamet, bu dünyadaki belirsizliğin sonu ve onlara söz verilmiş, daha öngörülebilir olan öbür dünyanın başlangıcı.

Kıyamet senaryolarının popülerliğinin bir başka nedeni, insanlara yaşadıkları dünyanın dışında, monotonluktan uzak, fantastik bir olay yaşama imkanı sunuyor olmaları. Bir nevi kaçış fantezisi olan bu iddialar, buna inanmaya meyilli kişilere yaşadığımız sıkıcı dünyanın geçici olduğu ve bir gün olağandışı bir şekilde bu sıkıcı dünyanın sona ereceği umudunu aşılıyor. Dahası, bu senaryolara inanan kişiler, kendi aralarında biz sıradan insanların aklının ermediği özel ve “kozmik” bir sırra vakıf oldukları sanrısını yaratıyor. Bu insanlar, kendilerini bir nevi “seçilmiş” ekibin bir parçası olarak görüyorlar. Bu hissiyat, sıkıcı olan hayatlarını renklendiriyor ve yaşamlarındaki anlam eksikliğini biraz olsun gideriyor.

Felaket tellaları iş başında.

Felaket tellaları iş başında…

Az sayıda olsa da, bir grup insan için ise bu kehanetler bir geçim kaynağı. Bu yıl içinde herhangi bir kitapçıya gittiyseniz ne demek istediğimi zaten biliyorsunuz. Her kitapçının raflarını 2012 yılına ait kehanet ve kıyamet kitapları süslüyor. Herkes birden Maya uygarlığı uzmanı kesilmiş durumda. Sene sonuna yaklaştıkça, kitap yazanlara televizyona çıkan “kıyamet uzmanları” eklenmiş durumda. Bu insanların ortak özelliği, gündeme suni olarak oturtulmuş bu kıyamet senaryoları üzerinden para kazanıyor olmaları. En son kıyamet tarihi olarak belirtilen 21 Aralık 2012 geçince ne olacağını hepimiz biliyoruz. 2012 yılına ait kıyamet kitapları kitapçıların raflarından kaldırılacak, bu kitapları yazanlar açıklanan bir sonraki kıyamet tarihine ilişkin kitapları yazmaya koyulacaklar. Tabi ideal kıyamet tarihinin 3-4 yıl sonra olması gerekiyor. Bu çok kritik bir zaman dilimi. Daha kısa olsa, fos çıkan kıyamet kitapları henüz unutulmamış olacak, daha uzun olursa ekmek kapısından olacaklar. Onun için ben bu günden kendimce şu kehanette bulunayım: şöyle 2016 yılı civarı yeni bir kıyamet olur bence, söylemedi demeyin. 🙂

Bak bu defa kesin kopacak! Yeminle!

Tarihe baktığımızda fos çıkmış pekçok sayıda kıyamet kehaneti olduğunu görüyoruz. Bu kehanetlerin hemen hepsi, herhangi bir yazılı kaynaktaki metnin, aklıevvel bir kişi tarafından kendince yorumlanıp, güya şifresinin çözülüp, biz ölümlülerle paylaşılması sonucu ortaya çıkmış. Bu kehanetlerin bir kısmı toplumun gülüp geçtiği olaylar olarak kalırken, bazıları da çok acı olaylara neden olmuşlar. Hepsini buraya yazmak imkansız, o kadar çok sayıdalar ki! Ama gelin belli başlıcalarını kısaca anımsayalım:

Mormon Kıyameti, 1891:

Mormon kilisesi kurucusu, aynı zamanda eski bir dolandırıcı olan Joseph Smith, 1835’te kilise ileri gelenleri ile yaptığı toplantıda, Tanrı ile konuştuğunu ve 56 yıl sonra İsa’nın dünyaya geri geleceğini ve hemen ardından kıyamet kopacağını açıkladı. Sene 1891 olduğunda, hepimizin fark ettiği gibi herhangi bir şey olmadı. Peki Joesph Smith’e ne oldu? Hiç birşey! Hatta 2012 yılında, hala Mormon dinine inanan, yarısı ABD’de olmak üzere yaklaşık 14 milyon kişi mevcut. Hatta bunlardan biri bu yıl ABD başkanlık seçimlerinde Obama’ya rakip olarak seçime giren Mitt Romney.

Halley Kuyrukluyıldızı, 1910:

1881 yılında, bir astronom Halley Kuyrukluyıldızının kuyruğunda ölümcül bir gaz olan siyanojen olduğunu keşfetti. İlk başta bu buluş kimseyi ilgilendirmemesine rağmen, 1910 yılında Dünya’nın Halley’in kuyruğunun içinde kalacağının fark edilmesi halk arasında panik yarattı. ABD’nin en prestijli gazetelerinden The New York Times’e manşet olacak kadar büyüdü. Halley 1910 yılında geldi geçti, ve hiçbirşey olmadı, hatta 1986 yılında tekrar yakınımızdan geçti.

Pat Robertson, 1982:

ABD’nin tanınmış Hristiyan liderlerinden Pat Robertson, kendine ait TV programında, kıyamet gününün kendisine bildirildiğini duyurdu. “Sizi temin ederim ki, 1982 yılında ahiret günü gelecek ve hepimiz Tanrı’ya hesap vereceğiz. ” diyen Pat Robertson’a ne mi oldu? Hiç! Kendisi 1988 yılında George Bush’a karşı ABD başkanlığına adaylığını koydu ama kaybetti, halen Hristiyanlık ile ilgili programlar yapan Christian Broadcasting Network kuruluşunun yönetim kurulu başkanlığı ve Regent Üniversitesi’nin rektörlüğünü yapmakla meşgul. Boş zamanlarında da deprem ve kasırga gibi doğal afetlerin nedeninin eşcinsellik, pagan inanışlar ve Tanrı yolundan sapmak olduğu yolunda açıklamalar yapmakla meşgul.

Ayrıca fos çıkan 1982 kıyamet kehaneti hiç hevesini kırmamış olacak ki, 2006 yılında Amerika’nın batı kıyısında ölümcül bir Tsunami olacağı, 2007 yılında 9/11 benzeri bir teror saldırısı yaşanacağı kehanetlerinde bulundu. 2012 yılında, Tanrı’nın kendisiyle tekrar konuştuğunu ve yeni başkanın Obama olmayacağını açıkladı. Bazı insanların kendileriyle ne kadar barışık oldukları gerçekten de şaşırtıcı olabiliyor. 🙂

Heaven's Gate tarikatı mensupları, Kıyamet senarysoune inanıp topluca intihar ettiler

Heaven’s Gate tarikatının 39 üyesi, 1997 yılında, tarikat liderinin öne sürdüğü kıyamet senarysoune inanıp topluca intihar etti.

Heaven’s Gate, 1997:

Belki de yaşanan en acı kıyamet kehaneti hikayesi Heaven’s Gate tarikatı mensuplarının hikayesi. 2012 histerisine çok benzer gelişen bu süreçte, 1997 yılında gökyüzünde beliren Hale-Bopp kuyrukluyıldızının arkasında bir uzay gemisi olduğu söylentisi yayılmıştı. Elbette, NASA, her zaman yaptığı gibi bunu gizlemekteydi (!). Tüm astronomların böyle bir şey olmadığını iddia etmesine rağmen, bu söylentiye inanan bir grup kişi Heaven’s Gate isminde bir UFO tarikatı kurdular. Kıyamet kopmadı ama, söylentilere inanarak kendi yaşamlarına toplu intihar girişimi ile son veren 39 tarikat mensubu için 26 Mart 1997’de gerçekten de dünyanın sonu geldi. 😦

Nostradamus, 1999:

Her okuyanın kendine göre yorumladığı Nostradamus’un kehanetlerinden biri de 1999 yılında, temmuz ayında dünyanın sonunun geleceği idi. Sonuç: Hala hayattayız ve hala Nostradamus kitapları deli gibi satıyor.

Harold Camping, 1994, 2011, 2011:

En azimli kıyamet tellalının Harold Camping olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Dini yayınlar yapan Family Radio isimli bir radyo istasyonunun sahibi ve kurucusu olan Camping, ilk önce 1994 yılında kıyametin kopacağını duyurdu. İncil’deki şifreyi çözerek bu tarihi hesapladığını söyleyen Camping, verdiği tarih geçince hesap hatası yaptığını açıkladı ve tarihi 21 Mayıs 2011 olarak güncelledi. 21 Mayıs 2011’in ardından birkaç gün sessiz kaldıktan sonra yeni bir açıklama yaparak, manevi kıyametin koptuğunu ama biz fanilerin bunu fark etmediğini, esas kıyametin ise 21 Ekim 2011 yılında kopacağını açıkladı. 21 Ekim 2011 geride kaldığında ise kendini sağlık sorunları nedeniyle emekliye ayırdığını ve “İncil’i daha dikkatli incelemeye başladığını” ilan etti.

Camping’in 21 Mayıs 2011 tarihli kıyamet kehanetine inanan kişiler arasında evini satıp mal varlığını Camping’in yönettiği vakfa bağışlayan, kendisini ve çocuklarını kıyamet gününden önce öldürerek bu korkunç olaya şahit olmayı engellemeye çalışan pekçok insan oldu.

maya

Mayalar, İspanyolların amacını bile öngöremeyip tarihten acı bir şekilde silinen bir uygarlık.

Maya Kehaneti, 2012

Güncel kıyamet tarihimiz ise 21 Aralık 2012. Mayalar’ın takvim sisteminden köken alan bu söylenti, new-age akımlarının da etkisi ile çığ gibi büyümüş durumda. Güvenilirliği yukarıdaki vakaları aratmayan “kıyamet uzmanları” her gün gazetelerde ve TV’de boy gösteriyorlar.

Bundan birkaç gün önce Habertürk’te yer alan şu haber çok çarpıcı. Haber manşetine göre Fatih Altaylı‘nın sunduğu Tek’e Tek programında 21 Aralık 2012 tarihi enine boyuna tartışılmış. Web sitesinde yayınlanan habere göre “programa katılan uzmanlar insanlığı bekleyebilecek gelişmeler hakkında tahminlerini ” anlatmış. Kimmiş bu uzmanlar? Konu Mayalar ve astronomik kehanetler olunca, insanın uzman beklentisi Maya tarihçesi üzerine uzmanlaşmış bir arkeolog, bir gökbilimci oluyor ister istemez. Ama Habertürk ve Fatih Altaylı’nın uzman kavramı bizden epey farklı olmalı ki, programa konuk olan “uzmanlar” şunlar: Astrolog Öner Döşer, daha önceki bir yazımızda uzun uzun anlattığımız UFO meraklısı Haktan Akdoğan – gerçi haber metninde daha fiyakalı görünsün diye kendisine Uzay Bilimleri Araştırmacısı denmiş, duyan da NASA’da çalışıyor zanneder! Son konuk uzman ise ve Habertürk gazetesi astroloji uzmanı Hande Kazanova.

Fatih Altaylı, Kıyamet uzmanları

Fatih Altaylı, Kıyamet uzmanları (!) ile…

Bu gülünç uzman kadrosunun açıklamaları ayrı bir alem. Hiç biri net ve somut bir fikir ifade etmediği gibi, verdikleri beyanatlar muğlak ifadeler, nereye çekerseniz oraya gidecek cümlelerle dolu.

Programa ait haber özetinde, Hande Kazanova, herhangi bir astronomi literatüründe yeri olmayan, tamamen uydurma “Jenerasyon gezegenleri” ile ilgili birşeyler söylerken, Haktan Akdoğan “Mayaların beyin ameliyatı yaptığından” bahsediyor. İspanyolların niyetini bile anlayamayıp, soykırıma uğrayan Maya’ların beyin ameliyatı yapmış olmaları, 2012 kehanetine nasıl bir kanıt oluşturuyor merak konusu. Astrolog Öner Bey ise yorumlarını bilumum rakamlarla süsleyerek zengin görünmelerini sağlamış ama verdiği bilgilerin pek çoğu asılsız ve desteksiz.

Şurada ise daha akıllara zarar bir haber var. Akıl sağlığınıza önem veriyorsanız okumanızı tavsiye etmem, ama kısa bir alıntı ile bu haberdeki “uzman” hanımefendinin yorumlarının bilimsel dayanaklarını sizin takdirinize bırakıyorum. Bu arada, bahaneyle üç harflilerin enerjisinin bittiğini öğrendim de içime su serpildi. 🙂

22 Aralık’ta uyanıp kahvaltımızı edebilecek miyiz?
Büyük oranda evet.
Büyük oranda mı? 22 Aralık’ta iki yakın arkadaşım evleniyor, hediye alayım mı almayayım mı?
Hediyelerinizi alın, onlar her halukârda evlenecek.
Nasıl olacak o?
22 Aralık’ın karanlık olması büyük ihtimal.
Zifiri karanlık mı yani?
Dünya 26 bin yılda bir, bir döneme girer ve bir geçiş kapısı olur. Bundan 26 bin yıl önce Atlantis’in çöküşü yaşandı. Şimdi o 26 bin yılın sonundayız, bir geçiş dönemi yaşayacağız. Bu geçiş içinde iki alternatifimiz var. Ya karanlığa teslim olacağız ya da değişmeyi göze alıp aydınlığa kavuşacağız.

Başka varlıklarla iletişime geçecek miyiz?
Bu da ihtimallerin içinde.
Üç harfliler mesela?
Onların enerjisi bitti, artık yoklar. Yaklaşık 5 yıldır üç harflilerle ilgili bir temizlik var. Çünkü onlar ateş enerjisiyle çalışır. Dünyada sadece iki ateş enerjisi kaldı. Güneş ve magma. Onun dışındakiler temizlendi. Çünkü yeni boyut ve fotonla uyumlu değiller. Görevleri kalmadı.

Hoşgeldin yeni yıl!

2012 yılı geçince ne mi olacak? Bu yazılıp çizilenler unutulacak. Televizyonda, gazetelerde boy gösteren bu kıyamet uzmanları, bir sonraki kıyamet tarihini açıklayacak, onun hakkında atıp tutmaya başlayacaklar. Yeni tarih hakkında yeni kitaplar yazılacak, felaket tellallarının, korku tüccarlarının cepleri bir kez daha dolup taşacak.

Size bir iyi bir de kötü haberim var.

Önce kötü haberle başlayalım:Bir gün gelecek ve Dünyamız yok olacak.

Bundan yaklaşık 4 milyar yıl sonra, Güneş merkezindeki hidrojeni yakarak tüketecek, yıldızımız bir balon gibi şişerek bir kızıl dev yıldız haline geçecek ve Güneş Sistemindeki gezegenleri yutacak. Dünya eriyip güneşin içinde kaybolacak…

Veya, uzayın derinliklerinden davetsizce gelen bir göktaşı gezegenimize çarpacak, ekolojimizi, iklimleri, belki de dünyanın dönüşünü değiştirecek. Koşullar insan ırkı ve pek çok canlının barınması için elverişsiz hale gelecek, hepimiz öleceğiz…

Gelelim iyi habere: Bunlar 21 Aralık 2012 tarihinde olmayacak.

Güneşin dünyayı yutmasını ne biz, ne torunlarımız görmeyeceğiz. Muhtemelen 4 milyar yıl sonra ortalıkta insan türü bile kalmamış olacak. Olur da dev bir göktaşı dünyaya yaklaşırsa bunu, UFO meraklılarından veya gazeteye günlük yıldız falımızı yazan astroloji “uzmanları”ndan değil, ana haber bülteninden öğreneceğiz.

Kısaca, keyfinize bakın. 🙂

Meraklısına notlar:

  • Mayaların takvim sistemi ile ilgili detaylar için Tevfik Uyar’ın Açık Bilim Aralık 2012 sayısı için yazdığı 22 Aralık’ta Görüşürüz: Sözde Maya Kıyameti isimli yazıyı okumanızı öneririm.
  • Gene Yalansavar ekibinden Bahadır Ürkmez, sözde Maya kıyameti ile ilgili güzel bir yazıyı, 2009 yılında kendi blogunda yayınlamış. National Geographic dergisinde yayınlanan bir makalenin çevirisini de içeren 2012- Bir Efsane Çürütüldü isimli bu yazı da, bu konuda ortaya atılan asılsız iddiaları güzelce açıklıyor ve cevaplıyor.
  • 2012 hoax sitesinde 2012 kıyamet kehaneti ile ilgili detaylı bilgi ve her tür iddiaya kapsamlı yanıtlar mevcut. ( İngilizce).
  • SETI organizasyonunun Kıyamet: Sıkça Sorulan Sorular sayfasında 2012 yılına ait kıyamet senaryolarına, profesyonel astronomlar tarafından verilen cevapları okuyabilirsiniz. ( İngilizce)
  • Garajımdaki Ejder’in web sitesinde, NASA’nın 2012 kehanetlerine ilişkin yaptığı açıklamaları özet olarak içeren güzel ve açıklayıcı bir video mevcut. ( Türkçe) Videoyu izlemek isterseniz ekte, ancak Garajımdaki Ejder’in yazdığı yazıyı da okumanızı öneririm.

Kaynaklar:

  1. Why do people love doomsday predictions. New Scientist.
  2. Can science beat the doomsday hype? Discovery News.
  3. Why we believe in doomsday? Llwellyn Journal.
  4. 2012 Mayan Doomsday: One Post to (Almost) Rule Them All. Exposing Pseudoastronomy.
  5. “Heaven’s Gate” Suicides. Cult Education and Recovery.
  6. 10 Failed Doomsday Predictions. Live Science
  7. Mormons. Wikipedia.

About isil_arican

Yalansavar'ın kurucusu, San Fransisco'da yaşayan bir Tıp Doktoru. Stanford Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde Klinik Bilgi İşlem Direktörü. Bay Area Skeptics Yönetim Kurulu Üyesi. Boş zamanlarında sözde bilimle savaşıyor, Yalansavar'a ve Trepanasyon'a yazıyor, TED çevirileri yapıyor, kedi seviyor, evde bira kaynatıyor, bir de bu aralar The Witcher oynuyor.

6 Yanıt to “Önümüz (Kış) Kıyamet…”

  1. Panik yapmayın 21 aralıkta hepimiz öleceğiz nasıl olsa

    Beğen

  2. Öncelikle güzel yazı için teşekkürler Işıl Hanım.
    İlkokula gittiğim yıllarda (82veya 83 olabilir) Hürriyet Gazetesi 1990’da kıyametin kopacağını, dünyanın yok olacağını yazmıştı. Kaynak olarak ta bir Rus yazarın kitabını göstermişti. O Rus yazarın kitabı o zaman peynir-ekmek gibi satıp ABD’de best seller listesine girmişt. Ama 1990 geldi ve geçti, o Rus yazar kimdir, onu bile unuttuk (hatta yukarıdaki listede siz bile değinmemişsiniz). Ama emin olduğum bir şey varsa o da muhtemelen şu an Bahamalar açıklarında, -bi ihtimal- “Doomsday 1990” adlı yatında buzlu bademlerini yiyip viskisini yudumluyordur.

    Beğen

  3. Ne kıyametmiş arkadaş kopamadı gitti. 20 yıldır belki de 20 defa kopacaktı kıyamet kahinlere göre. Bir de 700 senedir kullanılan “ahir zamanı yaşadığımız şu günlerde” ifadesini anlamak zor. Kim neye göre belirliyor ahir zamanı yaşadığımızı? Bu işten bir 2012 filmi, bir de Şirince Köyü götürdü parayı 🙂

    Beğen

  4. 3. Dunya Savasi cikip kendi kendimizi yok etme ihtimalimiz bugun dunyanin yok olma ihtimalinden daha buyuk 🙂

    Beğen

  5. Kıyamet tarihih tahminleriyle ilgili Wikipedia EN makalesinin Türkçe çevirisi için şu adrese bakabilirsiniz: http://20bininciyy.blogspot.com/2012/12/tahmini-kyamet-ve-benzeri-olay.html

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: