Gıda Alerjisi, Gıda İntoleransı ve Gerçekler

İnternette takip ettiğim sayfalar arasında gezerken bir makale ile karşılaştım (1). Bu makale, yurdumuzda da son zamanda popüler olan “gıda intolerans testleri” ile ilgiliydi. Çevremde bir çok kişinin bu testi yaptırdığını ya da yaptırmak istediğini biliyordum. Bunun üzerine merak ettim, acaba bu gıda intolerans testlerinin iddiaları neydi ve bu iddialar tıbbi gerçeklerle ne kadar örtüşüyordu? Acaba burada Yalansavar’a bir görev düşer miydi?

Lezzetli görünüyor; değil mi?

Gıda alerjileri sonucu ortaya çıkan reaksiyonları tetikleyen bazı bağışıklık sistemi elemanları var. Bunlara “immunoglobulin” adı veriliyor. “Ig” ön eki ile belirtilen bu kan proteinleri, akyuvarlar tarafından oluşturulan antikorlara ve bağışıklık sistemine (immün sisteme) vücuttaki zararlı maddeleri (örn bakteriler, virüsler vb) nötralize ederken yardımcı oluyor. Bu antikorlar, vücutta düşman kabul edilen yapılardaki antijen denilen molekülleri tanıyor, sözkonusu yapıyı düşman olarak işaretliyor ve vücut savunma sistemi tarafından yokedilmesini sağlıyor. Alerjik reaksiyonlar eğer “immünoglobulin E” (IgE) denilen kan proteini etkisiyle başlarsa hemen ortaya çıkıyor ve (şiddetli bir alerjik reaksiyon olan anafilaksi tablosu dahil olmak üzere) aniden ortaya çıkan gıda alerjisi belirtilerinin görülme sebebi oluyorlar. Ani gıda alerjisi belirtileri kızarma, kaşıntı, hapşırma, kusma ve boğazda şişkinlik olabiliyor. Alerjik reaksiyonlar IgE dışındaki bir bağışıklık sistemi elemanı etkisi ile başlarsa, bu sefer gecikmiş bölgesel ve genel belirtiler görülüyor. Bölgesel reaksiyona örnek olarak kontakt dermatit denen deri reaksiyonlarını, genel reaksiyona örnek olarak da Çölyak hastalığını verebiliriz.

İntolerans ise vücudun belli maddeleri metabolize edemediği, bu maddeleri uzaklaştıramadığı, tabiri caizse “kaldıramadığı” durumu anlatıyor. İntolerans oluşum mekanizmasında alerjinin aksine bağışıklık sistemi yer almıyor ve intolerans ile alerjiden daha sık karşılaşılıyor. Hep duyduğumuz laktoz intoleransı (yanlış bilinen ismi ile süt alerjisi) gibi bazı enzim eksiklikleri, reflü hastalığı ve enfeksiyonlar gibi durumlar sonucu karşımıza çıkıyorlar, yani “intolerans” da çok değişik olayları tanımlamak için kullanılabilen genel bir isim.

Dönelim konumuza. İddiaya göre bazı gıdalardaki maddelerin yol açtığı intolerans vücudu bir tepki vermeye zorluyor ve bu tepkiler de bizi hasta ediyor(muş). Gıda intoleransını ölçtüğünü iddia eden testlerden birinin web sayfasındavücuda giren ve intolerans bulunan gıdalardaki proteinlere karşı vücut tarafından karşı tepki verildiği ve bunun da vücutta kilo almadan, birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuz etkilere yol açabileceği” söyleniyor (2). Yine bu tip testlerin iddiasına göre gıda intoleransı, “Şişmanlık, Kilo verememe, Migren, Akne, Nedeni bilinmeyen ödem, Gaz, Şişkinlik, Kronik yorgunluk, Kabızlık, Cilt problemleri (örn. sivilceler, kaşıntı nörodermatit, kronik egzama vs.), Romatizmalhastalıklar, Astım, İshal , Mide krampları, Depresyon, Uyku bozuklukları, Baş ağrısı, Solunum yolu hastalıkları, Kronik Farenjit, Sürekli nezle olma, Ağızda yaralar, Epigastrik Ağrılar, Crohn hastalığı, İrritabl Bağırsak Sendromu, Sık gribe yakalanma, Kronik burun akıntısı, OSB (Otistik Spektrum Bozukluğu), Sedef hastalığı, Nörodermatit, Ürtiker… gibi birçok hastalığa yol açabiliyor” (2). Göreceğiniz üzere listede ne isterseniz var.

Neredeyse çözemediğiniz her türlü sağlık sorununda gıda intoleransını suçlayabilecek durumdasınız. Güzel değil mi? Bu ifadeler sağlık problemi yaşayan kişilere çok çekici geliyor olmalı… Peki, bu test nasıl bir test, nasıl çalışıyor? Basit bir kan testi ile gıda intoleransı belirlenebilir mi?

Gıda intolerans testlerinin en ünlüsü York Testi olarak da bilinen bir test. Testler genellikle parmak ucundan alınan bir parça kan ile yapılıyor. Bu testlerin fiyatları değişken, ama anlaşılan o ki bu testi yaptırmak istiyorsanız cebinizden 800 lira gibi bir para ayırmanız gerekiyor. Bu testi özellikle zayıflamaya çalışan kişiler yaptırıyor. Test sonucunda size bir gıda listesi verilerek bu gıdaları vücudunuzun “tolere edemediği” ve bu nedenle sağlığınızın da bozulduğu söyleniyor, siz de bu gıdalardan kaçınmaya çalışıyorsunuz. Toplumda gittikçe daha fazla kişinin kendinde gıda alerjisi olduğuna inandığı günümüzde bu cins söylemlerin prim yapması gayet doğal (3).

Bu testler kanda IgG (immünoglobulin G) olarak adlandırılan proteinleri inceliyorlar. IgG molekülleri hücreler arasındaki ilişkileri yönlendiren moleküller. İşin ilginç yanı, vücutta IgG moleküllerinin bulunması aslında bir madde ile “karşılaşıldığına” işaret ediyor, yani gerçekte onlara karşı bir alerji ya da intolerans olduğunu göstermiyor. Hatta tam tersine IgG kullanarak hangi gıdalara toleransımızın olduğunun belirlenebileceğini söyleyen bilimsel çalışmalar bile var. Örneğin süt alerjisine karşı (bu sefer gerçek süt alerjisi) tedavi gören kişilerde IgG seviyeleri yükseliyormuş (4).

Bu konuda çalışmalar halen devam etse de vücutta IgG varlığı ile hastalıkların görülmesi arasında net bir ilişki ortaya koyulamadığı için IgG testleri bugün bilimsel olarak tanı amaçlı kullanılmıyor ve test sonuçları da tıbben anlamlı bulunmuyor (5,6). IgG kan testleri hakkında yayınlanmış çeşitli makaleler var, ancak bu makalelerin doğruluğu hakkında bilim çevrelerinde tartışmaların da devam ettiğini görüyoruz (7,8). Konuyla ilgili ayrıntılı analizlere şu sayfadan ulaşabilirsiniz (10).

Sözkonusu intoleranslar bağışıklık sistemi ile ilişkili olmamalarına rağmen bu konuda bir bağışıklık sistemi testi ile sonuç alınabileceği yönündeki tanıtımlar bilimsel olmaktan uzak. Sonuçlar ve klinik hastalık arasında korelasyon eksikliği bulunması ve test sonucunda gereksiz yere bazı gıdalardan bilinçli olarak uzak kalınması riski sebebiyle bu testler zararlı bile olabilir. Elbette, sonuçlar kişiler için hiç de anlamlı olmayabiliyor. Örneğin, alabalıktan nefret eden bir kişiye bu balığa karşı intoleransı olduğunu söylemek çok anlamlı olmasa gerek. Bu bir bu şaka değil, hatta aynı kişiye çok az çerez tüketiyor olmasına rağmen kaju fıstığına intoleransı olduğu da söylenmiş. Bu kişinin test sonuçları karşısında düşüncesi dikkat çekici: “Muhteşem bünyem nasıl olmuştu da bu hemen hiç tüketmediğim besinlere karşı antikor üretmeyi başarmıştı anlamamıştım. Sonuç olarak, diyetten çıkaracağım bir şey yoktu, zayıflamak için bir sebep de çıkmamıştı.” (11)

Sonuç olarak; mevcut bilimsel verilere dayanarak gıda intoleransının teşhis edilebilmesi için elimizde güvenilir ve doğrulanmış bir test olmadığını söyleyebiliriz. Görülen o ki bu testlerden anlamlı, bilimsel gerçeklere dayanan ve konu ile ilgili çalışan tıp kuruluşlarının da desteklediği anlamlı sonuçlar çıkmıyor. Bu sebeple ve olası zararları da düşünülerek dünya çapında alerji ve immünoloji dernekleri, gıda intoleransının tespiti amacı ile IgG testlerinin yapılmasını önermiyorlar. Tıp alanında bir bilginin anlamlı olabilmesi için ise, tam tersine, konusunda otorite olmuş kuruluşların bir bilgiyi destekliyor ve öneriyor olması çok önemli. Bence şimdilik paranız cebinizde kalsın, konuyu iyi bilen uzman tıp doktorları ile (örneğin alerji immünoloji uzmanları gibi) konuşun ve siz siz olun, belirsizliklerin bulunmadığı yöntemlere itibar edin.

Referanslar:
1. http://www.sciencebasedmedicine.org
2. http://www.yorktest-tr.com/gida-intoleransi-nedir.php
3. http://www.washingtonpost.com/national/health-science/consumer-reports-food-allergies-are-not-rampant-and-they-can-change-over-time/2011/11/29/gIQAuXpcLQ_story.html
4. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18951617
5. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15864086
6. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21109748
7. http://gut.bmj.com/content/53/10/1459.abstract
8. http://gut.bmj.com/content/53/10/1459.abstract/reply#gutjnl_el_686
9. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1774875/
10. http://www.sciencebasedmedicine.org/index.php/igg-food-intolerance-tests-what-does-the-science-say/)
11. http://selgingb.wordpress.com/2011/08/02/york-test/

(image credits: wikimedia commons)

About ilkayuzun

Dişhekimi, sağlık sektörüne danışmanlık ve veri sağlayan özel bir şirkette veri toplama hizmetleri bölümünde çalışıyor.

58 Yanıt to “Gıda Alerjisi, Gıda İntoleransı ve Gerçekler”

  1. benim vücudum nedense yararli herseye alerjik, sadece cikolata ile beslenebiliuorum :)

    http://www.bbc.co.uk/blogs/watchdog/2009/02/food_intolerance_test.html

  2. Bilimsel makale titizliğinizi takdir ettim.
    Bende durum budur ama dah bu sabah Bizim Bey kendisi için yaptırmaktan söz etti. İşin tuhafı başından beri bir doktor olarak ileri sürülenlere karşı çıkmıştım, ki yanılmamışım. Daha da tuhafı Bizim Bey de doktor…bu böyle acayip bir iş…

  3. Bir de homeopati denen zırvalık var. Homeopati üzerinden inanılmaz paralar kazanan insanlar (ve onlara paralarını kaptıranlar) olduğunu biliyorum. O konuda da bir yazı yayınlayabilirseniz çok güzel olur.

    • Ilginiz için teşekkürler. Homeopati yazısı listemizde, en kısa zamanda geliyor :)

      • çok sağolun….gıda alerji testine götüreceğim hanımı …ankara kızılayda osman şener 500 tl masraf var.ani baş ağrısı şikayeti var…değermi sizce.

      • Eşiniz için gıda alerji testinin gerekli olup olmadığına bir gastroenterolog, dahiliyeci ya da alerji uzmanı karar vermelidir. Ani baş ağrısı tipik bir alerji belirtisi gibi gözükmüyor. Sağlıklı günler dilerim.

  4. Araştırmanız için teşekkürler. Ben de bu testi yaptırmayı düşünüp internetten araştırıyordum, bu yazıyı görmezden önce de vaz geçmiştim, Çünkü bağımsız sitelerde ya da forumlarda, yaptırdığı testle ilgili yorum yapan herkesin maya intoleransı olduğunu fark ettim, istisnaya da rastlamadım. Maya intoleransı ekmek, kek, yan unlu gıdaların çoğu, bira, peynir gibi ürünlere intoleransınız var demektir. Çevremden gözlemlediğim kadarıyla yerine pasta yemezseniz, ekmeği azaltmak bile kilo verdiriyor, bir de birayı bırakanları düşünün.

    • Teşekkürler Esra Hanım. Gerçekten de olası maya intoleransından şüphelenen kişilerin bunu öğrenmek için immünoglobulin testi yaptırmaları anlamlı değil, zira IgE analizi gösterse gösterse o kişinin maya ile karşılaştığını gösterir, mayaya intoleransı olduğunu değil. Yazıda da anlattığım üzere gıda intoleransı mekanizması bağışıklık sistemi ile ilgili değildir.

      Birayı konusunda da, asıl şişmanlatıcı etkenin bira değil onun yanında yenilen abur cuburlar olduğunu hatırlatmak lazım, zira neredeyse tüm bira tüketenler yanında birşeyler de yiyorlar. Örneğin bira yanında fıstık güzel gider, fıstık yediğinizde fıstığın %60 yağ içerdiğini de gözönüne almalısınız :)

  5. GÖSTERDİĞİNİZ GEREKÇELER HİÇ BİLİMSEL NİTELİKLİ DEĞİL, MAKALENİZİ ZAYIF BULDUM.

    • Yorumunuz icin tesekkur ederim. Referanslari mi bilimsel nitelikli bulmadiniz, yoksa yazida kullanilan soylem veya varilan sonuclar mi sizce bilimsel nitelik icermiyor? Yorumunuzu iyi degerlendirebilmem icin bazi ornekler verebilirseniz sevinirim.

      Ilkay Uzun

    • Yorum, bence de çok güçlü değil.Çünkü york tesitinin gerçek anlamda iyi bir test olmadığı üzerine kurgulanmış.Oysa, york testi de iyi-kötü sonuca ulaşıyor ve test sonuçlarına göre hareket edip düzelen insanlar azımsanmayacak düzeyde.(İnternet istatistikleri).Bilim adamları daha iyisini bulana kadar, sanırım en iyisi york testi.

      • Sayın Amadeus, yazımı York testinin iyi bir test olmadığı üzerine kurgulamadığımı bilmenizi isterim. Ben sadece York testi ile gıda intoleransının teşhis edilemeyeceğini açıklamaya çalıştım. Bu test bir bağışıklık sistemi testi, oysa gıda intoleransı alerjik bir problem değildir. Her testi amacına uygun kullanmalıyız. Örneğin şeker ölçüm testi ile tiroid teşhisi koymaya kalkmamalıyız. Gerçi York testini alerjinin varlığını ortaya koymak için de kullanamayız, zira bu test ile bakılan immünoglobulin türü, bu tarz bir tetkike uygun değil.
        Bilim adamları gıda intoleransının mekanizmasını da, testini de bulmuşlardır. Örneğin laktoz intoleransının (süte karşı intolerans) teşhis edilmesi için, ilgili enzimin vücutta eksikliğinin gösterilmesi kafidir. Vücudunda “laktaz” enzimi bulunmayan kişiler, sütteki laktozu parçalayamaz (normal kişilerde laktaz enzimi ile laktoz parçalanır, glukoz ve galaktoz şekerleri ortaya çıkar) ve bu sebeple sorunlar yaşarlar. Bu sorunlarla ortaya çıkan tabloya gıda intoleransı (süt intoleransı) diyoruz. Burada bilinmeyen gizemli bir mekanizma sözkonusu değildir.

        Eğer York testi ile gıda intoleransının ortaya koyulabildiğine dair bilimsel ve tıbbi olarak güvenilir addedilen bir internet sitesinde yayınlanmış istatistiki bilgiye sahipseniz o zaman bunu paylaşmanızı rica ediyorum. İncelemek isterim. Bunun dışında anektodlara dayalı bilgiye itibar edilmemesini öneririm.

        Sağlıklı günler dilerim.

  6. birkaç yıl önce sivilcelerle uğraşmaya başladım, onlar kendiliğinden geçti ama kaşıntı ve yüzümde kızarıklık ve kabarma oluştı, fena halde kaşınıyordu, yüzüm bozulmaya başlamıştı. tam 1,5 yıl tedavi için gezdim durdum. en kapsamlı üniversite hastanesinde ilgili bölümde tedavi, bir yığın testler… bana dedikleri: testlerinizde birşey yok acılı vs, sıcak suya hassasiyetiniz olabilir, şu kremi sürün. tabiki hiçbir fayda göremedim. içten gelen birşeye dıştan sürülen krem ne yapsın? ya da belirtileri bastırmak için kullanılan antihistaminikler? sonunda kendi doktorumun tavsiyesine uyup gıda intoleransı testini yaptırdım. sonuç mu? süt ve sütten üretilen tüm ürünlere ve karışım bala orta şiddette intoleransım çıktı. hemen tüketmeyi bıraktım. 1 hafta içinde tamamen normale döndüm. hem de hiçbir ilaç kullanmadan. sadece yüzüm düzelmedi, yemek sonrası ağırlık gibi belirtiler de kayboldu. 5 aydır gayet sağlıklıyım.

    • Geçmiş olsun dileklerimi sunarım. Test sonucunda size süte ve karışım bala karşı intoleransınız olduğu söylenmiş. İntolerans bir sindirim bozukluğudur ve enzim eksikliği sonucu oluşur. Bağışıklık sistemi ile ilişkili değildir, bu sebeple bir alerji testi ile intolerans teşhisi koyulamaz. Zaten intolerans belirtileri sindirim sistemi ile sınırlıdır, kaşıntı gibi deri şikayetlerine yol açmaz. Test sonucunda size süt alerjiniz var deselerdi tıbben biraz daha doğru birşey söylemiş olabilirlerdi, zira alerji bağışıklık sistemi ile ilgilidir, alerji belirtileriniz var ve York Testi de bir alerji testidir. Ancak, yazımda da belirttiğim üzere York testinde kanda bakılan immünglobulin G maddesi bu amaç için uygun değildir, örneğin burada immünglobulin E araştıran bir test daha anlamlı olurdu ki bu bile tam tanı koydurucu değildir. Zaten teste karşı olmamın sebeplerinden birisi de budur. Alerjiniz varsa antialerjik ürünlerden fayda görmeliydiniz ki görmemişsiniz, laktoz ya da fruktoz intoleransınız varsa bu test ile bu tanı koyulamaz. Benim tavsiyem, bazı şikayetleriniz devam ettiği için bu konuda bir üniversite hastanesinde ilgili bölümden ikinci bir görüş almak olacaktır. Unutmayın ki çoğu hastalıklar şiddetlenip hafifleyen yapıda olurlar ve bazen bu hafifleme dönemi yanlışlıkla iyileşme olarak yorumlanabilir. Yalansavar’da anektodların çoğulunun veri olmadığını sıklıkla tekrarlarız. Tecrübe ettiğiniz duruma saygı duymakla beraber aynı şikayetlere sahip binlerce insanın bilimsel metodla incelenmesi ve tedavi edilmesi ile oluşan genel tıp bilgisine itimat etmek zorundayız ve şu anda elimizdeki bilgiler de York Testi’nin iddialarını desteklemiyor. Sağlık dolu günler dilerim.

      • Merhaba,
        İntoleransın kaşıntı gibi deri şikayetlerine yok açmadığını ne şekilde tespit ettiniz? Vücut çok komplex bir yapıdır. Sindirim sisteminde bir bozukluk oluşursa ve tedavi edilmezse bu vücudun diğer organlarını da muhakkak etkiler. Bazı enzimlerin eksikliğinden dolayı vücudun sindirmekte zorlandığı bazı gıdaların zaman içinde sık tüketilmesiyle ve vücudun artık bunu tolere edememesiyle rahatsızlık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Yani bardağın taşması olayı.
        Mesela maya herkeste çıkıyor denmiş, bende çıkmadı, demek ki tolere edebiliyorum.
        (Ben York testi yaptırmadım, diğer bir firmanın intolerans testini yaptırdım.)
        Üniversitedeki alerji testlerimde hiçbir alerjim çıkmadı, yani durum alerji değil. Doktorlara ısrarla yemek yedikten yarım saat sonra şiddetlendiğini söylememe rağmen, ”testleriniz normal, gıdalarla bir sorununuz yok” dediler.
        Çoğu hastalıkların şiddetlenip hafifleme dönemi olduğundan bahsetmişsiniz, ki doğrudur. Ancak bu öyle bir şey değil. Tüketmeyi bıraktıktan sonra 2. gün düzelmeye başladım. ben dahil çevremdeki herkes farketti. Bu 5 ay içerisinde bazı zorunlu durumlarda birkaç defa içerisinde süt ürünü olan gıdalardan az da olsa tüketmek durumunda kaldım (peynirli börek gibi) ve hemen akşamında istisnasız kabarma ve kaşıntılar oluştu. Farklı sebeplerle gittiğim doktorlara da fikir beyan etmeleri için bahsettim, artık yememelisin, başka çözümü yok dediler (ben inanıyorum ki çözümü var ama onlar henüz bilmiyor).

        Tıp bir konuda kesin deliller bağlantılar ortaya koyamamışsa, bu o konunun doğru olmadığını göstermez, daha çok çalışılması gerektiğini gösterir. Bence yanlış diyip kenara atmaktansa destek olup devam edilmelidir ve dertlerine bir türlü çözüm bulamayan kişilerin böyle bir çözümden mahrum bırakılmaması gerekir. Bu arada şuna kesinlikle katılıyorum: öncelikle tüm tıbbi yolların araştırılması gerekir, ki ben de öyle yaptım 1,5 yıl boyunca. Sebep bulunamadığında dönüp beslenmemize bakmalıyız.

        Mesela tıp “gıda alerjisinin tek tedavisi alerji yapan gıdayı tüketmemektir” diyor. Bu çözüm değil, tıp aslında “henüz ben çareyi bulamadım” diyor. Bu başka tedavisi olmadığı anlamına gelmez. Eğer öyle olsaydı, tıp tarihinde bir arpa boyu yol alınamazdı.
        Sağlıcakla…

      • Sorunuza yanıt vermek için şunu belirtmek isterim: intoleransın kaşıntıya yol açmadığını ben tespit etmedim, hastalığın yapısı ve tanımı gereği bu böyledir; genel tıp bilgisine göre gıda intoleransının genel semptomları arasında dermatolojik belirtiler yer almaz. Sindirim sisteminde tedavi edilmeyen bozukluğun vücudun diğer organlarını mutlaka etkileyeceği ifadesi ise bir varsayımdır ve sindirim sistemine spesifik ve bu sistem ile sınırlı ciddi bir hastalık olamayacağını öngörür. Bunun istisnaları olduğu muhakkaktır. Yazımda özenle mevcut bilimsel verilerin bazı iddiaları desteklemediğine vurgu yaptım. Bilim ilerledikçe elbette bilmediklerimiz azalacaktır, bize düşen bildiklerimiz ışığında en doğru çıkarımları yapmaya çalışmaktır. Yazımda bugünkü tıp bilgilerimiz ışığında gıda intoleransı testlerinin gıda intoleransını belirlemek için güvenilir bir metod olmadığı ve iddia edilen çalışma mekanizmaları ile bu cins teşhisleri duyarlı bir şekilde yapmasının beklenmediği sonucuna varıyorum. Umarım ilerleyen yıllarda bu şikayetlerden muzdarip olan hastaları şifaya ulaştıracak yeni gelişmeleri görebileceğiz. Saygılar.

      • Gozluk Temizleyicisi 11 Şubat 2014 at 00:25

        “Sindirim sisteminde tedavi edilmeyen bozukluğun vücudun diğer organlarını mutlaka etkileyeceği ifadesi ise bir varsayımdır ve sindirim sistemine spesifik ve bu sistem ile sınırlı ciddi bir hastalık olamayacağını öngörür.”

        İlkay Bey, her hastalık, vucudun her yerini etkiler. Organ ya da sistem hastaligi oldugu fikri modern tibbin bir yanilgisindan ibarettir. Elbette etkisi kucuk olan bir hastalik kolay tolere edilebileceginden vücudun kalan kisminda cok siddetli kisitlamalar ortaya cikmayabilir ama bundan “etkilenmedigi” sonucunu cikarmak bir yanilgidir. Hele sindirim sistemi gibi buyuk bir sistemin vücudun kalan kismini etkilemeyecegi külliyen körlüktur. Kötü sindirim, enerjinizi azaltir, enerjiniz azalirsa, bundan elbette butun fiziksel ve zihinsel yetenekleriniz etkilenir. Enerji-kabiliyet (ability anlaminda) iliskisini gorebilmek icin bence doktor olmak bile gerekmiyor, ama gorememek icin ne olmak gerektigini cozebilmis degilim.

        Yalan savmak iddiasiyla kuruldugu soylenen bu site maalesef yalan soylemek amaciyla yalan soylemiyor olsa bile yalan savmak bir yana, yanilgilari yaymaktan baska bir ise yaramiyor gordugum kadariyla.

      • Sevgili gozluk temizleyicisi, yorumunuzu okudum. Yorumlar aracılığı ile tartışmanın verimli olmadığına inandığım için bizi bu yöne sevkedecek bir cevap yazmaktan kaçınıyorum. Verdiğiniz gozluk@temizleyicisi.com mail adresinizden size ulaşabileceğimi zannetmiyorum (yine de http://www.temizleyicisi.com diye bir site var mı diye baktım ama bulamadım). Benim düşünceme göre, kanıtlanamayan her türlü bilgi şüphe ile karşılanmayı hak eder. Ben yazdıklarım için sağlam kanıtlara sahip olduğuma inanıyorum ve bu sınırlarda kalmak için çaba gösteriyorum, referanslar veriyorum, yazımı yayınlamadan önce konusunda uzman kişilere okutuyorum. Umarım siz de ifade ettiğiniz düşünceleriniz için sağlam kanıtlara sahipsinizdir. Enerji-kabiliyet ilişkisini yorumlamak için dediğiniz gibi doktor olmak gerekmiyor, lisede öğrenilen temel fizik ve biyoloji bilgileri bile bize yardımcı olabilir. İyi günler dilerim.

  7. biraz yardımcı olacağınızı umuyorum ilkayuzun ve somutörnek bu konuda daha aklcı söylemlerde bulunmuşlar.SORUNUM ŞU Kİ;7 senedir kaşıntım var.en az 15 doktor gördü üni hastanelereride baktı özel doktorlarda alerji testlerinde kan testlerinde hiçbirşey çıkmıyor. ancak sırt bölümüm kaşıyarak kanatacak kadara kaşınabiliyor baznde elimin üzerinde minik minik noktacıklar oluyor ama o 1 saat içinde kayboluyor bana göre 2 tip alerjim var.
    doktorlara ne yapmam gerektğni sorduğumda hiçbiri kesin bşey diyemiyor gerçekten çok doktorla muhatap oldum birisi geçmez bununla yaşayacaksın diyor birisi ilaç iç belki seviyeyi düşürür diyor ama genelde bi krem bi antihistamin veriliyor kullanmadığımda kalmadı. kortizol etkili krem kullanıyosun kulandığın zamanlar iyi ama bıraktığında geri geliyor. nette kendim araştırmam üzerine bi hastanın ameliyatında yada bi ameliyattan sonra kan dolaşımını düzenleyen hes infüzyonu kullanılmış. elekton mikroskobuyla yapılan incelemede hes moleküllerinin önemli ölçüde sinir liflerinde biriktiği ve bu durumun kaşıntıya sebeb olduğu anlaşılmış….bende 7 sene önce burnumdan ameliyat olmuştum bilmiyorum belkide suçlu bi etkisi oldu
    asıl öğrenmek istediğim yaptırmadığım test kalmadı İGE lerim yüksek çıkıyor sadece ama bu intoleans testi ile kaşıntının kaynağını bulabilirmiyim yada başka ne gibi test varsa yaptırmaya hazırım çünkü bi sebep arıyor insan bana ekmek yeme kaşınmıcan desin ben kaşınacağımı bilerek ekmek yiyeyim
    parmaktan değilde damardan alınan kanla yapılan bi test de varmış york testi cambiridge testi gal,ba ikiside aynı şeyleri yapıyor ama ne bilim idrardan kandan herşeyden baksın ben dayanamıyorum artık çıksın neyse bu

    • Merhaba Cenk Bey,

      Öncelikle geçmiş olsun diyelim. Her ne kadar tıp mensubu da olsam, bu konu ihtisasım dışında kaldığı için ne yazık ki size bu konunun uzmanı olan doktor meslekdaşlarımın önerilerinden daha iyisini verecek durumda değilim. Önceki görev yaptığım yerde alerji ile ilgili ilaç tedavileri üzerine çalışmış olduğum için, genel tıp bilgilerimin de ışığında ve belli bir tedavi önerisi vermemeye dikkat ederek, sorunuzu cevaplamaya çalışacağım.

      Alerji, kesin tedavisi olmayan bir aşırı duyarlılık durumudur, tanısı kolay koyulmaz. Alerjisi olduğunu zanneden insanların %50-%90 kadarı aslında alerji hastası değillerdir, başka hassasiyet reaksiyonları göstermektedirler. Alerji tanı testleri de her zaman teşhis koymaya yeterli olmaz. Testlerde alerjisi ortaya çıkmayan ama alerjik olan hastalar olabildiği gibi testlerde alerjisi çıkan ama alerjik olmayan hastalar da olabilir. Burada yapılan testin duyarlılığı ve çıkan sonuçların sayısal yorumu önemlidir. Örneğin kanda IgE seviyelerinin belli değerlerin üzerinde çıkması tanıyı daha keskin hale getirir. Kesin tanıda doktorun gözlemleri de çok önemlidir. Bugün alerjinin kendisini tam anlamı ile tedavi edemiyoruz ama belirtilerini tedavi edebiliyoruz, bu da bahsettiğiniz ilaçlarla oluyor. Anladığım kadarı ile başvurduğunuz doktorlar yapılan testlerde kesin tanı koyduracak sonuçlara ulaşamamışlar, o nedenle de size belirtilerinizi kontrol altına alacak ilaçlar önermişler.

      Alerji testleri iki ana grupta toplanabilir: cilt testleri ve kan testleri. Kan testlerinde kanda mevcut antikorların aranması gerekir. Genel kanının aksine, kan testlerinin cilt testlerinden daha az başarılı oldukları kabul edilir. Bu kan testleri ELISA, EIA gibi isimlerle anılır ve kanda IgE tespiti esası ile çalışırlar. Bunun yanı sıra RAST, ImmunoCAP, UniCAP gibi isimlerle anılan testler de ekstra bilgi edinmek için doktor tarafından istenebilir.

      Bahsettiğiniz HES uygulamasından sonra aşırı duyarlılık reaksiyonları ortaya çıkabilmektedir. Uygulama esnasında ve sonrasında kaşıntı oluşabileceği ürünün prospektüs bilgisinde de yazılıdır. Bu ilaç belli miktarda nişasta içerdiği için bu ilaca bağlı alerji benzeri reaksiyonlar az da olsa bildirilmiştir. Başvurduğunuz doktorlar eminim bu durumu dikkate almışlardır.

      Yazımda da belirttiğim gibi gıda intoleransı ile gıda alerjisi farklı şeylerdir. Örneğin süt alerjisinde sütün içindeki bir proteine karşı kanda antikor cevabı vardır ve bu bir alerjidir, oysa süt intoleransında sütteki laktozu sindirmeyi sağlayan bir enzim eksiktir ve bu bir alerji değildir. Kanda immünglobülin E (IgE) seviyesinin yüksekliği, alerjik cevap ile ilgilidir. İntolerans testleri ise, bu bilgiler ışığında bakıldığında ne alerji ne de intolerans için sağlıklı sonuç verebilir ve bunların kullanımı teşhis/tedavi kılavuzlarında önerilmemektedir. Ben de bu sebeple bunları size öneremem.

      Kanıta dayalı tıp henüz alerjiye yönelik bir çare bulamadığı için, bu alanda da hurafeler ve safsatalar çok fazladır. Bizlere düşen de, aynen sizin yaptığınız gibi, duyduğumuz bir şeye inanmadan önce bu konuda bilimin ne dediğini araştırmaktır. Zira bugün yaşam beklentisinin eski çağlara göre ikiye katlanmış olmasının tek sebebi bilim ve onun sayesinde gelişen teknolojideki ilerlemelerdir. Saygılarımla.

      • öncelikle gerçekten çok teşekkür ederim ilginiz ve yazınız için
        insan öyle çaresiz kalıyor ki acaba nerede atlanıldı bi hatamı var diye soruyor araştıyor didikliyor. bunada çok şükür ama kaşınmak çok kötü bi durum.
        belki benim 0 üni hastanelerinde deri üzerinde yapılan 40 kadar alerji (prick)testinin fazlasına ihtiyacım olabilir. o ELISA, EIA RAST, ImmunoCAP, UniCAP gibi testler oldummu bilmiyorum olursam ne gibi bişey gözlemlenir acaba.daha doğrusu benim başka neler yapmam gerekir tavsiyelerinizi dikkate alırım

      • Cenk Bey, alerji testlerinin konusunda uzman kişilerce yapılması ve yorumlanması gerekir. Doktorunuzun alerji ya da klinik immünoloji konusunda uzmanlaşmış olmasını tercih edin. Ayrıntılı inceleme için bulunduğunuz şehirdeki ya da en yakın şehirdeki bir üniversite hastanesine başvurabilirsiniz. Bu hastanelerde alerji ve klinik immünoloji ile ilgili çalışan bölümler ve/veya uzman dahiliye doktorları bulunur. Örneğin İstanbul’da Cerrahpaşa’da Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik İmmünoloji-Alerji Bilim Dalı vardır. Ankara’da Hacettepe’de Erişkin Alerji Hastalıkları ünitesi bulunur. İzmir Ege’de Alerji Bilim Dalı vardır. Bunlar sadece 3 büyük ilde aklıma ilk gelen örneklerdir, şüphesiz ki belli bir üniversiteyi işaret etmek istemiyorum. İnternetten bilgi almak için ise sadece maddi kazanç amacı gütmeyen bilimsel dernek sayfalarını kullanmanızı öneririm. Türkiye Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (http://www.aid.org.tr/joomla/index.php/hasta-bilgilendirme/allerjik-hastalklar.html), Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (http://www.solunum.org.tr/menu/53/hasta-bilgilendirme.html) siteleri bilimsel içerikli alerji sitelerine örnektir. Tıpta mucize tedavi diye birşey yoktur, bu sebeple sizin de mucizeler öneren hiçbir şeye inanmamanız gerekir. Pek çok alerji türünün kesin tedavisi bulunmuyor, bu sebeple bu cins rahatsızlıklarda yapmanız gereken şey size güven veren konusunda uzman bir doktor bulmaya çalışmak ve tavsiyelerini uygulamak olacaktır. Sağlıklı günler dilerim.

  8. teşekkür ederim artık geçmeyeceğini kabulleniyorum zaten çünkü yapılmadık bakılmadık şey kalmadı.alerjisiz hayırlı günler =)

  9. Merhaba ben bu testi 2 hafta önce yaptırdım ve harfiyen uydum.Buğday alerjim çıktı.İçinde 1 kaşık un olan çorbaları bile içmiyorum.Üstüne diyet yaptım.Üstüne spor.Ama sadece 1,5 kg verebildim.Bir ay daha uygulayacağım.Sonuçları yazarım..

    • Merhaba,
      Gıda intoleransını sadece kilo verme amaçlı düşünmemenizi tavsiye ederim. bir gıdaya intoleransınız varsa vücudunuz onu sindirmekte zorlanıyordur, bu da tüm bünyeyi etkiler. bırakınca da genel bir rahatlama hissedersiniz (bende öyle oldu).
      hayatınız boyunca tükettiğiniz bir besini 15 gün tüketmemekle zayıflamayı beklemeyin. amacınız zayıflamak değil, sağlıklı olmak olsun. eğer kilonuzun nedeni buğday intoleransı ise zaman içinde kendiliğinden kilo kaybedersiniz zaten.

    • Sn Emir, Ben bu testlerin gıda alerjisini ya da intoleransını göstermek için kullanılamayacağını savunuyorum. Bu test sonucu buğday alerjiniz olduğu gösterilemez. Sonuç alamamış olmanız bence şaşırtıcı değil. Tartışmalı olmayan teşhis ve tedavi yöntemlerinden ayrılmamanızı öneririm. Sağlıklı günler dileklerimle.

  10. öncelikle yazınız için teşekkürler.

    benim etrafımda hiç gözlemlemediğim alerjik bir durumum var. çocukken ciddi solunum problemlerinden dolayı ege üni. hastanesi çocuk solunum alerji bölümüne gittim. iki kere alerji (prick) testi yapıldı. ikincisinde çeşitli besinlere ve polene karşın alerjimin olduğu ortaya çıktı. yediğim zaman reaksiyon göstermediğim halde balık, fındık, soya fasulyesi, arpa hatta ekmek ve süt gibi besinlere karşı alerjimin olduğunu; bunları mümkün olduğunca azaltmam gerektiğini (gelişme döneminde olduğum için ekmek/süt hariç) öğrendim doktordan. sonra da 4 yıl boyunca aşı tedavisi uygulandı. birkaç kontrolden sonra da bir daha uğramadım bu bölüme.

    şu anda bu besinlerle hiçbir sorunum yok ve solunum sistemim de sağlam. ancak alkole karşı ciddi reaksiyonlar veriyorum. iki-üç yudum alkollü içki aldıktan sonra bütün vücudum kıpkırmızı oluyor ve ciddi nefes darlığı çekiyorum, bikaç saat içindeyse normal halime dönüyorum. bunun için özellikle doktora gitmedim. aşı tedavisi yapılırken sorduğum doktorlardan ise dişe dokunur bir cevap alamadım. internette de -etraflıca araştırmadım- bu konuda da düzgün bilgi kaynağına ulaşamadım. alkollü içki dışında hiçbişeye böyle tepki vermiyorum ve alkol alerjisi var mı yok mu emin değilim. sağlık güvencemi kazandığımda aynı bölümden dosyamı alıp (hastalık ve tedavilerimin kaydedildiği dosya) yetişkinler için olan alerji bölümüne gitmeyi düşünüyorum.

    eğer sizin de bu konuda önerileriniz ve yönlendirmeleriniz varsa cevabınızı beklerim.

    • Merhaba,

      Prick testi alerji için sıklıkla uygulanan ve geçerli bir testtir. Aşı tedavisinden de fayda görmüşsünüz. Alkol aldığınızda sorun yaşıyorsanız burada iki ihtimalden bahsedebiliriz. Ya aldığınız alkolik içecek içindeki bir veya daha fazla maddeye alerjik reaksiyon gösteriyorsunuz, ya da alkole karşı intoleransınız vardır. Birincisinde bağışıklık sistemi sorumludur, ikincide ise çocukluğunuzdan beri mevcut bir genetik sorundan ötürü vücudunuz alkolü (yani etanolü) işleyemiyordur. Bu konu benim uzmanlık alanım dışında, ancak sizdeki belirtiler bunun bir alerjik reaksiyon olma ihtimalini güçlendiriyor. Alkolik içkilerde sıklıkla tahıllar, koruyucular gibi kimyasallar mevcuttur ve bunlardan birisine alerjiniz olabilir. Gıdalara, özellikle belli tahıllara alerjik kişilerde alkollü içkilere karşı da reaksiyon olabiliyor. Farklı alkolik içecek cinsleri (özellikle bira ve şarap dışında) deneyerek bu problemin belli bir grup alkolik içkiye özgü olup olmadığını anlamaya çalışabilirsiniz. Fermente içkilerin üretimi sırasında histamin denen bir madde ortaya çıkıyor ve bu da sizde sorun yaratıyor olabilir. Yetişkin alerjisi üzerine çalışan bir doktor size yardımcı olacaktır. Alkolün sağlık için bazı sakıncaları olduğunu bildiğimiz için kararında tüketmenizi öneriorum. Sağlıklı günler dileklerimle.

  11. IgG test sonuclarını daha da anlamlandirabilmek icin bedava, ne bedavasi üstüne para aldıkları binlerce saf denek. Arayıp bulamayacağın harika bir deney grubu Türkiye…. Allahım ne sinir bozucular böyle sahtekarlar..!!!

  12. Herşeyden önce şunu açalım..ki kavram kargaşasına düşmeyelim:
    TOLERANS nedir?
    İNTOLERANS nedir?
    ALERJİ nedir?

    TOLERANS:(sağlık)Organizmanın kendinden olanlara karşı antikor oluşturma ma yeteneğine “Tolerans” denilmektedir. Genellikle organizma immün sisteminin ana rahminde iken karşılaştığı maddeleri kendi Öz maddesi gibi saymakta ve buna tolerans göstermektedir.

    Ne var ki, bazı durumlarda organizma bu yeteneğini yitirmekte ve kendi dokularına karşı da savaş açabilmektedir. Bu iç savaşa ise “otoimmünite” denilmektir.(http://www.saglik.im/tolerans/ sitesinden alıntıdır.)
    Diğer anlamları:Katlanma, kabullenme, anlayış….

    İNTOLREANS:Yukarıdaki tanıma göre İN-TOLERANS (İn burada olumsuzluk öneki olarak kullanılıyor :) )Vücudun kendiden olmayanlara karşı (Öyle düşündüğüne-öyle sandıklarına karşı) savunma haline geçmesi, savaşmak için antikor üretmesi diye de tanımlasak yanlış olmaz umarım.

    ALERJİ:Alerji Solunum ya da temas yoluyla kişinin maruz kaldığı çeşitli maddelere karşı bağışıklık sisteminin, aslında bu maddeler zararlı olmadıkları halde verdiği reaksiyon, aşırı duyarlılık yada Alerji olarak tanımlanır. http://tr.wikipedia.org/wiki/

    Yukarıdaki tanımları google dan aratıp buraya yapıştırdım.Hepsi alıntı.Bu tartışma sayesinde, ben de ne nedir öğrendim.

    • Sayın Amadeus, yorumlarınız için teşekkür ederim. Öncelikle referans olarak verdiğiniz http://www.saglik.im sayfasını ziyaret ettim, ancak bu sayfayı kimin hazırladığı, editörünün kim olduğu ya da yayın kurulunun kimlerden oluştuğunu göremedim. Tolerans ile ilgili bilgileri veren kişinin kimlik bilgileri de yer almıyor. Bu kişinin bir tıp doktoru olup olmadığı bile belirsiz. Bu hali ile bu sayfa ne yazık ki referans olarak kullanılamaz. Lütfen bu konu ile ilgili olarak “Sapla Samanı Ayırmak” başlıklı yazımı gözden geçiriniz (http://yalansavar.org/2013/01/09/sapla-samani-ayirmak/)

      Tanımlara gelince:
      TOLERANS: Tek başına bir anlam ifade etmez. “İlaçlara tolerans”, “immün tolerans” gibi bir isim tamlamasından söz edilebilir. Buradaki anlamı ile immün tolerans (bağışıklık toleransı), bağışıklık sisteminin bir antijene (alerjene) tepki göstermediği duruma verilen addır. İki şekilde olabilir: doğal bağışıklık toleransı ya da indüklenmiş bağışıklık toleransı. Doğal bağışıklık toleransında kişi kendisine ait antijenlere tepki göstermez, indüklenmiş bağışıklık toleransında ise kişinin dış antijenlere vereceği bağışıklık yanıtı değiştirilmiştir (örneğin alerji aşıları).
      İNTOLERANS: Gene isim tamlaması şeklinde kullanılır, “ilaç intoleransı”, “gıda intoleransı” gibi. Gıda intoleransında alerjik *olmayan* bir gıda hassasiyeti sözkonusudur. Özel bir gıda veya gıdalar gurubuna karşı vücudun gösterdiği aşırı hassasiyettir. Tıbbi tanımı gereği gıda intoleransı alerji *değildir*. Bunun yanında gıda alerjisi başlığı altında incelenen başka bir sağlık problemi de vardır. Örneğin “laktoz intoleransı” ve “çilek alerjisi” farklı başlıklar altında incelenir. Birincisi vücudun bağışıklık sistemi ile ilgili olmayan bir problemdir ve enzim eksikliği nedeniyle ortaya çıkar. İkincisinde ise bağışıklık sistemi devrededir ve antijen-antikor etkileşmesinden bahsedilir.
      ALERJİ: Bağışıklık sisteminin aşırı hassasiyeti durumudur.

      Sağlıklı günler dilerim.

  13. Çok değerli ilkay hocam,

    Bende teşekkür ederim.Özellikle açıklamalarınız ve bilgilendirmeleriniz için.Her internet kullanıcısı gibi, ben de google dan arattırarak bulduğum ilk sayfayı referans olarak aldım, ancak derinlemesine eincelemedim.(malum, rank i en yüksek sayfa aramalarda en üstte görünüyor).Bu anlamda yaptığım yanlış, bilgilendirmede eksiklikler varsa sizden ve okuyuculardan özür dilerim.
    Çünkü, yeryüzünde hiçbir şey, insan yaşamından, insan sağlığından çok değerli olamaz.Bu anlamda, yanlış anlaşılmalar olmamaıs için, daha dikkatli araştırmalar yapacağım.

    Saygılarımla.

  14. Merhaba, ben 3 ay önce york test yaptırdım. Gluten, tavuk, kakao ve marula intoleransım çıktı. Hepsini çıkardım beslenmemden. İlk başlarda çok iyiydim gaz, şişkinlik bs. Şikayetlerim azalmıştı. Fakat bir süredir yine başladı ve cildimde kaşıntılar oluyor. Sanırım besin alerjim var. Yazın alerji uzmanına gitmiştim cildime Alerji testi bile yaplamayacak kadar hassas olduğunu söylemişti. Gititiğim doçent bir gastraentoloji doktoru bu testlerin hiçbir tıbbi altyapısı olmadığını söyledi. Bende hafif gastrit ve ibs var ona rağmen doktor york test önermemişti ama ben merak ettim yaptırdım. Denedim de ve sonuçlar ortada. Şimdi diyete deavm edip etmemek konusund kararsızım. Bir yandan bazı doktorlar da ısrarla tavsiye ediyor bu testleri. İnsan kendini en iyi kendisi biliyor aslında. Çok faydalı bir yazı bana kalırsa kaleminize sağlık.

  15. Merhaba İlkay Bey,

    Son yorumunuzda intolerans baslıgı altında mevcut bir gıda intoleransının tıbbın literatürüne eklediğine onay vermişsiniz. Verdiğiniz tek gıda intoleransı örneği süt ve süt ürünlerini içeren laktoz enzimi ve vücudun bu enzimi sindiremediğini açıklıyor. Peki laktoz dışında başka bir gıdaya karşı intolerans mevcut olamaz mı? Söz konusu gıda/gıdalara karşı olan intoleransın tespit edilmesi için tıp doktoru olarak bir öneriniz var mı?
    Bir de yazınızda yer verdiğiniz şu satırınız mevcut. ‘Hatta tam tersine IgG kullanarak hangi gıdalara toleransımızın olduğunun belirlenebileceğini söyleyen bilimsel çalışmalar bile var.’ York testi yaptırmıs biri olarak , bu demektir ki çıkan testlere göre toleransımız olan gıdalar minimuma indiriliyor. Ve diğer 170-180 gıdaya intoleransımız var demektir. Bunu sadece bahsetmiş olduğunuz ıGg hakkındaki ve testi ters yüz eden iddalara yer verdiğiniz için eklemek istedim. Eger bu ”bilimsel çalışmaları” ve bağışıklıkla olan ilişkilerinin doğruluğunu onaylamıyorsanız karşı savunma olarak kullanmanız bir o kadar manedar.

    • Neslihan Hanım, yorumunuz için teşekkür ederim. Gıda intoleransı elbette tıbbi olarak kabul edilmiş bir gerçektir. Süt dışında başka gıdalara da intoleransımız olabilir. Bu intoleransları mekanizmasına göre ayırmak gerekirse; bazıları sindirim için gerekli enzim veya kimyasalların yokluğundan kaynaklanır (örneğin laktoz intoleransı), kimisi vücuttaki emilim anormalliklerinden kaynaklanır (örneğin fruktoz intoleransı), kimisi ağızdan alınan bazı maddelere karşı intolerans reaksiyonları sonucu oluşur (örneğin salisilat intoleransı yani aspirin zehirlenmesi) ya da kimisi IgE katılımı olmayan bağışıklık yanıtları nedeniyle olabilir. Burada ortak nokta, alerjik bir sebep olmamasıdır. Gerçek alerjide IgE katılımı olması beklenir. İntolerans ile alerji arasındaki ayırıcı husus, sebebin alerjik olup olmadığı, yani IgE katılımı olup olmadığıdır.

      İntoleransların teşhisi için çeşitli metodlar mevcuttur, ancak hiç birisi bir alerji testinin yapılmasını içermez. Oysa bahsettiğimiz bu test antikor tespitine dayanan bir testtir. Bu test ile intolerans teşhisi koyulamaz. Bu test ile sadece IgG antikor varlığı incelenir. IgG varlığı da vücutta o maddeye karşı bir alerjik cevap oluştuğunu göstermez, sadece vücudun savunma sisteminin o madde ile daha önce karşılaştığını gösterir. Örneğin benim kanımda IgG araştırması yaparak kabakulak virüsü ile daha önce karşılaşıp karşılaşmadığım test edilebilir. Ama aynı test ile alerjim olup olmadığı test edilemez. Bu test ile intolerans araştırması yapıldığının iddia edilmesi ise abestir, zira intolerans alerjik bir rahatsızlık değildir.

      Sağlıklı günler dilerim.

  16. merhaba, Geçen sene mide tümörü sebebiyle midem alındı. Ameliyattan önce defalarca kahve içtiğimde kalçamda bir ağrı oluyordu ayagımın üstüne basamıyordum ama bunun kahve ile bağını hiç kuramıyordum. Nihayet ameliyat sonrası bana tavsiye edilen bir beslenme solüsyonunun kahveli sini (içinde kahve extraktı bulunan) 20-25 gün süreyle devamlı tükettim. Kalçamda başlayan ağrı artarak bel, diz, bilek ve diğer eklemlerime yayıldı. Ödemler oluştu. Eklemlerden başka poşta karın boşluğunda serbest sıvı tesbit edildi ve bazı düz kaslarda bile ağrılar başladı. RA teşhisi konuldu. İlaç başladım ama 15 gündür iyileşme göremedim. Bu arada bahsekonu solüsyonu da içmeyi bıraktım. Gıda intoleransının Romatizmal hastalıklara neden olabileceğini yurtiçi ve yurtdışından bazı bilimsel makalelerden okudum. Kahve içtim romatizma oldum desem Millet güler ama öyle oldu galiba.. Sİzce tedavi için nasıl bir yol izlemeli ve nereye başvurmalıyım. Şİmdiden teşekkür ederim.

    • Merhaba Dost,

      Geçmiş olsun. Hastalığınız uzmanlık alanım dışında olduğu için yazdıklarımı da bu kapsamda ele almanız gerekiyor. Yazdığınız kadarı ile yaşadığınız sıkıntıları kesin olarak kahveye ve/veya intolerans varlığına bağlamak doğru değil. Sebep-sonuç ilişkisini kurabilmek için bir iki şeyi kesin kez bilmek gerekiyor, öncelikle “intolerans sahibi kişilerde romatoid artrit gelişme riskinin anlamlı şekilde arttığının bilimsel olarak kanıtlanmış olması” gerekir, eğer bu doğru ise ikinci olarak “sizin kahve içindeki bir maddeye karşı intoleransınız olduğunun” kanıtlanması lazım (belki kahveye olan intolerans değil de kahve içindeki bir madde (mesela kafein) vücutta RA oluşumuna zemin hazırlıyordur.) Ya da içtiğiniz beslenme solüsyonu içindeki kahve dışında başka bir bileşen sizde reaksiyona yol açıyordur. Veya sadece tesadüftür, kim bilir, su da içseydiniz bu hastalığa yakalanacaktınız. Yani şu anda “kahve içtim romatoid artrit oldum çünkü intoleransım var” demek için çok erken. Erken sonuca varmak yerine bir üniversite hastanesine başvurmak doğru olacaktır. Romatoloji uzmanları bu konuda size yol gösterici olacaklardır. Lütfen bu yazıda konu edilen, kanda IgG arayan “alerjik” intolerans testlerinden uzak durun, bu testlerin iç yüzünü, arzu ederseniz alerji uzmanı bir tıp doktoruna sorun. Sadece bu testler ile çıkar ilişkisi olmadığından emin olduğunuz uzmanların önerdiği testlere itibar edin. Geçmiş olsun dileklerimle.

  17. Merhaba,
    Ben de senelerdir yemek yedikten sonra şişerim, gaz çıkarırım.
    Dr.Öz’ü seyrederken, testi denemem gerektiğini düşünüp, bir siteden denk geldim.
    Sonuç: yumurta sarısı ile çavdara intolerans.
    Ek olarak, peyniri, dana etini, makarnayı azaltmam gerektiği söylendi.

    Peynir konusunda kendimi test ettiğimde, gerçekten bayılıp kalıyorum. Peynirsiz ve yumurta aksız günlerde oldukça enerjik oluyorum. Yediğimde de, kafamı kaldıramıyorum.

    Ben de, elektrik verilerek yapılan teste alternatif kanla yapılan testi yaptırmayı düşünüyor iken, bu sayfaya rastladım.

    Hala kuşkuluyum. Geriye yiyecek bir şey kalmadı. Nasıl emin olabilirim ki?

    • Merhaba,

      Belki bu gıdalara intoleransınız vardır, belki de yoktur. Benim itirazımın ana noktası şu: intolerans bir metabolizma hastalığıdır ve alerjik belirteçlere bakılarak metabolik hastalık tanısı koyulamaz. Yani bu test, çalışma mantığı gereği intolerans tanısını koyduramaz. Örneğin laktoz intoleransında kişiler süt içemez, ama bunun sebebi alerji değil metabolik bir bozukluktur (bir enzim eksikliği söz konusudur). Alerji ile ilgili bir endişeniz varsa ilk aşamada bir kalp cerrahının tavsiyesine uymak yerine bir alerji immünoloji uzmanına, metabolik bir endişeniz varsa da bir dahiliye uzmanı ya da gastroenteroloğa muayene olmanız yerinde olacaktır. Medyada çıkan sağlık haberlerine veya medyatik kişilerin beyanlarına inanmadan önce konuyu bilgisine güvendiğiniz ve konusunda uzman bir sağlık mensubu ile detaylı tartışmalısınız. Güzel günler dilerim.

  18. çok kafaya takılmış bir konu.
    Testin doğrulu konusunda İlkay Bey’e katılıyorum. Tıbbi bir test olsa güzellik merkezinde değil hastanede yapılırdı!
    Birde tabiki bilinmeyen farkedilemeyen durumlar olabilir ama bu konularda insan biraz kendini dinlemeli diye düşünüyorum. Mesele hava 25 dereceyi geçtiğin yumurta yersem yağlı cildim olsada yanaklarım pul pul dökülür yara bile olabilir. bunun için teste gerek yok, baharla beraber yemiyorum! veya taze soğan balık yanında çok güzel ama ekmek olmadan yersem adeta uçan balon oluyorum. Biraz dikkat diyorum.
    Ama şunuda belirteyim merak etmiyor değilim ve bir fırsat sitesinden satın aldım deneyeceğim. %90 bildiğimden farklı bir sonuç çıkmayacak ama merak ediyorum işte.

  19. Merhaba benim oğlum 7 aylık ve Kakasında kan bulgusu ile 3bucuk aylıkken alerjisi olduğunun farkına vardık. İlk süt ve süt ürünleri ile diyete başlasakta baktık ki sadece onlar değil çoklu gida alerjimiz var. Kan testlerinde daha cok kucuk olduğu için yanıt alamıyoruz. Deneme yanılma yöntemleriyle bulmaya çalışıyoruz nelere alerjisinin olduğunu.
    Sizce tedavi için bi yöntem varmı önerebilirmisiniz?

    • Merhaba Selda Hanım, geçmiş olsun. Sağlık konularında sadece o konuda eğitim görmüş uzman kişilerin tedavi önerisi vermesi uygundur. Ben her ne kadar sağlık mensubu olsam da bu konu benim uzmanlık alanım dışında olduğu için size tedavi önermem doğru olmayacaktır. Tahminime göre oğlunuzda başka alerji belirtileri de vardır, yoksa sadece gaitada kan ile onun sütten başka gıdalara da alerjisi olduğu kararına varmamış olmalısınız. Alerjik bir sebeple gaitada kan olması, bebekte alerjik kolit (barsak ödemi) denilen bir hastalığa bağlı olabilir, benim bildiğim kadarıyla alerjik kolit süt alerjisine bağlıdır. Oğlunuzu takip eden pediatristin yönlendirmesi veya gerekirse bir alerji/immünoloji uzmanının değerlendirmesi ile hareket etmek doğru olacaktır. Güzel haber şudur ki çoğu bebek 1 yaşına geldiğinde bu sıkıntıdan kurtulur, yani iyileşir. Bildiğim kadarıyla bu rahatsızlık genellikle kalıcı değildir. Vereceğim linkteki sunum biraz tıbbi bilgi içeriyor ama dili anlaşılır olduğu için sizinle paylaşabilirim: http://www.pediatriportali.com/resimler/260_besİn%20allerjİsİ.ppt . Size önerim “şifa” öneren bitkisel tedavi satıcılarına ve alternatif tıbba değer vermemeniz, bunların iddialarını dikkate almamanız ve etkinliği kanıtlanmış bilimsel metodlardan şaşmamanız olacaktır. Sağlıklı günler dilerim.

  20. merhaba ilkay bey, benim kilo problemim var yillardir suregelen bir sey. ne kadar agir spor yapsamda cok yemesemde cok ama cok gec kilo veriyorum ustune ustluk cabuk aliyorum. cilt problemlerim de var, yorgunluk da oluyor bazen, daha dogrusu bazi intolerans testine dair belirtiler bende fazlaca olan bir problem. bazen vucudum sisiyor bi de. bazen sismiyor bunu kilo saniyorum ama yuzum sisiyor mesela sanirim bu odem oluyor. mesela beyaz ekmek tukettigimde vucudumun sistigini hissediyorum. normalden fazla tuketmesemde. ben de bu gida testini yaptirmak istiyorum ankara hacettepe de var demissiniz, ne yapmaliyim en kisa surede gitmeli miyim?

    • Merhaba Cansu Hanım, kilo çağımızın problemi. Kendi tecrübeme göre kilo zaten zor verilen ve çabuk alınan birşey. Zaten “mucize” vaad eden sözde tedavilerin para kazanmasının sebebi bu. Oysa biliyoruz ki mucize diye bir şey mevcut değildir. Bu yazıda sözü geçen test ile metabolizmanızdan kaynaklanan gıda intoleransı ortaya koyulamaz. Sıkıntılarınıza sebep olan rahatsızlığınızı ortaya çıkartmak için, özellikle intolerans probleminiz olduğunu düşünüyorsanız, bir gastroenteroloğa muayene olmalısınız. Hangi testin yapılması gerektiğine o karar vermelidir. Alerjik bir probleminiz olduğunu düşünüyorsanız da allerji/immünoloji uzmanı size yardımcı olacaktır. Geçmiş olsun, sağlıklı günler.

  21. İlkay Bey Merhabalar,

    Hem yazınız hem de yorumlarınızdaki detaylı açıklamalar için çok teşekkürler. Bu konuda yeni yeni bilgi edinmeye başlayanlar için çok güzel bir kaynak ve yol haritası çıkartmışsınız.

    York testi ile “gıda intoleransı” arasındaki ilişkiyi (ya da olmayan ilişkiyi mi demeli?) anladım diyebilirim. Fakat tekrar “gıda toleransı”na dönecek olursanız, sizin yönlendirebileceğiniz bir kaynak, test ya da yöntem olabilir mi?

    Örneğin “gıda intoleransı” bir test ile anlaşılamıyorsa (ki yazınız zaten York testinin yöntemleri itibariyle bizi bu sonuca ulaştıramayacağını anlatıyor) biz hangi yöntemlerle hangi gıdaya intoleransımızın olduğunu anlayabiliriz?

    Bu yöntemin bir “test”i var mıdır? Yoksa tavsiyeniz kendi kendimize biraz dikkat ederek bunları keşfetmek mi olmalıdır?

    Aklıma bir kontrol listesi yapmak geliyor ama bu konuda yeterince bilgim olmadığı için bunu doğru şekilde oluşturmak zor. Bazı örnek sorular ile kendi kendimizi kontrol edebilir miyiz?

    Şöyle mesela:
    – Her öğünde yediğimiz yemekleri bir kenara not edelim.
    – Şişkinlik, gaz, vb. anormal bir şey hissediyor muyum yemekten sonra?
    – En son tuvalete ne zaman çıktım?
    – Uyku, halsizlik vb. hissediyor muyum?
    vb…

    Ne dersiniz? Belki böyle bir yönlendirme hepimizin kendini kontrol etme ve farkına varmasında yardımcı olabilir mi? :)

    Yorumunuz için şimdiden teşekkürler.

  22. Yazi cok guzel, katilmamak elde degil. Kusura bakmayin ancak, gida intoleransina gelene kadar, katki maddesi icermeyen, saglikli bir diyet ve biraz kendinize baktiginiz bir yasamla, yorgunluk vb pek cok sorun zaten gecer azalir vs. Herkes gobeginin, depresyonunun, kisisel basarisizlik vb pek cok sorununun sebebine bahane ariyor, bu test de nefis bir cevap olmus mazeret arayanlara. ne guzel is..

    Birsey rica edecegim, Ilkay Bey ile konu ustunde konusan somutornek, amedeus vb. kullanicilarin, isim ve soyadlarini acik sekilde yazarak yorum yapmalarini beklerdim.

    Bu sekilde disaridan gorunen o ki, testleri yapan firma temsilcileri ve İlkay Bey in karsilikli konusmalarina donmus olay. Ben nereden bileyim somutornek in sallamadigini gelisiguzel. anonim nick in arkasina gecip ne yazsam olur, neden olmasin?

    • mehmet bey merhaba,
      gıda intoleransı rahatsızlığı yaşayınca araştırmadığım yer, gitmediğim doktor kalmadı. internette yalansavar sitesinden de bu şekilde haberdar oldum. tedaviye (daha doğrusu iyi gelmeyen gıdaları yememeye) başlayınca düzeldim. yazarsam belki benim durumumda olanlara faydam olur diye yazdım. çünkü bu tür yorumlar genelde test kuruluşlarının sitesinde ve haliyle okurken tereddütte kalmıştım ben de, acaba gerçekmi diye.
      somutörnek dedim, çünkü gerçekten yoruma değil yaşadıklarıma dayanarak yazdım samimi olarak. adımı kullanmamam gayet normal, hasta olanlar genelde isimlerinin bilinmesini istemezler. zaten mail adresimiz siteye yorum yazmak için kaydediliyor. saklanan birşey yok yani. adım Zeynep. İmmupro labaratuvarında test yaptırdım tam 1 yıl önce. geçen ramazan ayında başlamıştım süt ürünü tüketmemeye. tam 1 yıl oldu. tüketmezsem çok sağlıklıyım. artık yavaş yavaş arasıra yiyorum. sadece yüzümde hafif kızarma ve sinek ısırığı gibi oluyor. ama mesela üst üste birkaç gün yemeye devam edersem heryerim şiddetle kaşınıyor.
      kuzenimin çok garip bir hastalığı çıktı. tüm vücudu fena halde kaşınıyordu ve kaşıyarak yara haline getiriyordu (geniş alanlı, kanayan yaralar) araştırma hastanesinde tedavi gördü, kortizonlu ilaçlar, psikolojiktir diye sinirsel ilaçlar vs. hiçbiri fayda vermedi. en son çapa’da yatırıp araştırdılar, sonuç yok, metal alerjisi olabilir dediler. yalnız beslenme düzeni hiç iyi değildi, su içmiyordu ve çok fazla aburcubur, çikolatalı gıda tüketiyordu. tavsiye ettik, son çare olarak test yaptırdı. süt ürünleri ve birkaç çeşit meyve, kahve çıktı. artık kendini biliyor, tam kesemese de daha kontrollü tüketiyor ve eskisi gibi kaşınarak yara olmuyor.
      kuzenimin adı Kübra. soyadlarımız aynı. merak ediyorsanız firmayı arayarak sorabilirsiniz. eminim veritabanları aynı soyadlı kişileri listeleyebiliyordur.

      bir arkadaşım da benzer durumdaydı. o da test yaptırdı birkaç ay önce. sonuçları çok kötü, neredeyse herşeye şiddetli intoleransı var.

      ancak benim gözlemlediğim, genellikle bu tür rahatsızlıklar sindirim sistemi pek iyi çalışmayanlarda daha fazla. (veya yedikleri sindirim sisteminin çalışmasını bozduğundan öyle) bilemiyorum. kan gruplarının etkili olması da muhtemel. sıfır grubuyum ve bu gruba süt ürünleri iyi gelmez deniyor (ailemde bir tek ben sıfır grubuyum ve bir tek bende bu rahatsızlık var). bir de gıdaların hazır olmasının etkili olduğunu düşünüyorum. çünkü çok sağlıklı beslenen biriyim ve beslenme düzenimdeki tek fark, hergün tükettiğim ev yoğurdu yerine, işyerinde her gün hazır yoğurt tüketmeye başlamıştım, bir de acılı yemekler. hatta rahatsızlanınca diğer gıdaları kesip, iyi gelir diye daha çok yoğurt tüketiyordum. bilemiyorum, herşey sebep olabilir. ama sonuç ortada.
      selamlar

      • Ozellikle zan altinda birakmak icin yazmadim, sadece disardan boyle gorundugunu belirttim. Dogrudur bu test yontemi ve muadil tedavisi sizde ve kuzeninizde ise yaramis olabilir. Sahsi fikrim azinlikta oldugunuz.

        Demem o ki, her sorunun, problemin ceavbini gida intolerans vb testlerde aramanin yanlisligi. Yasam kalitemiz, saglik beslenme, kendine bakma ve bu konulardaki irademiz ne durumda ki, sorunlardan muzdarip olup sikayetci olabiliyoruz. herkes tutturmus bir intolerans testi, abarti fiyatlarla insanlari kandiriyorlar cok net.

        gecmis olsun tekrar.

  23. Kasım 2013 de imupro testi yaptırdık,eşim ve ben.Gastroloji uzmanı dr.umuzun ve benim dermatoloji dr.umun önerisi ile.Her ikimizde de gluten ve bende tüm sütlere intolerans çıktı.Diyete başladık,2 hafta sonra tamamen rahatladık,mide koruyucu ilçlarımızı kestik.Benim gluten intoleransım çok fazla çıktığı için dr.um ömür boyu yemememi söyledi.Bir yıl süt ürünlerinden de tamamen uzak durdum,şimdi arada tüketiyorum ama glutenli hiçbirşeyi ağzıma koymadım.Kilo sorunumuz yok her ikimizin ve zaten de kilomuz değişmedi,Sağlığımız düzeldi,eskiden sindirim sistemimi boğazımdan anüse kadar hissederdim,bundan kurtuldum.Ayrıca genç kızlığımdan beri çare bulunamayan karın ve bel bölgemde oluşan kaşıntılarımda geçti.Bu arada 10 küsur yıldır IGE değerim hep yüksek çıkar,bu diyetten sonra buna baktırmadım henüz.
    Ömür boyu içmemiz önerilen bir mide koruyucuyu hayatımızdan çıkarmak çok mutlu etti bizi.Düşünün davetlerde,brunch büfelerinde diğer insanlar börekler,baklavalar ,simitler tüketirken canım bunları hiç çekmiyor,çünkü konforumu yitirmemek o zevkten daha önde benim için.Bu arada Haşhimoto tiroidi nedeni ile kullandığım hormonuna gereksinimim azaldığı için dozu azalttı endokronoloğum.Bilginize….

    • Geçmiş olsun. Yazıda da belirttiğim gibi intolerans ve alerji farklı kavramlardır. Bir alerji testi ile intolerans tanısı koyulamaz, ki bahsettiğiniz test de alerji testidir. Eminim doktorunuz bu konuda gerekli değerlendirmeyi yapmıştır. Zaten belli gıdaları keserek gerekli önlemi almış. İntolerans ile immünglobulin G arasında bağlantı kuran bir yayına rastlamadım. İkisi farklı konulardır. Alerjik bir bünyeniz olabilir, bu sebeple immünglobulin testleriniz yüksek çıkabilir, ancak bu durum bir intoleransı işaret edemez. Benim şahsi değerlendirmeme göre sizde ya her ikisi de var, yani hem metabolik bir probleminiz (intolerans) hem de aşırı reaksiyon probleminiz (alerji) mevcut, ya da intolerans değil gıda alerjisinden muzdaripsiniz. Alerji ile intolerans arasında ilişki kurarken dikkatli olunması lazım. Bu konuyu yazımda açıklamaya çalışmıştım. Doktora baş vurmakla doğru yapmışsınız. Sağlıklı günler dilerim.

  24. Bilimsel bilgilerle açıklamanıza rağmen hala kendi testiymiş gibi savunan zeka yoksunu insanları da görmüş olduk. Yaygın bilinen bir yanlışı düzelttiğiniz ve birilerini zengin eden yalan yanlış bir testi savunan mental retarde insanlara sabırla açıklamaya çalıştığınız için ayrıca teşekkürler. Böyle bilgili, araştırmacı insanlar olduğunu görmek güzel. Teşekkürler.

    • Merhabalar sevgili arkadaşlar, bi aile dostumun senelerdir çektiği ızdıraptan bahsetmek istiyorum eller ve ayaklarında gözle görülür derecede yanık gibi kızarıklık, kaşıntı, iltihap (egzama) vardı. Hiç bişey tutamıyor alev alev yandığını söylüyor ayaklarının üstüne basamıyordu. Gitmediği doktor, hastane içmediği kortizonlu ilaç, sürmediği krem kalmamıştı. Tüm türkiyeyi gezdi diyebilirim şifalı sularda bile medet aradı fakat sonuç sıfırdı. Taki biorezonans adlı bir yöntemi keşfedene kadar. Gözlerimize inanamadık hala hayretler içersindeyim. Kan testiyle nelere alerjisi olduğunu belirliyorlar ve sonra o gıdalara karşı diyet programıyla biorezonansı uyguluyorlar.Yaklaşık 3 ayda elleri ve ayaklarında gözle görülür derecede iyileşmeler var. Kaşıntı iltihap hiç bişey kalmadı. Bizde onu öyle gördükçe çok seviniyoruz. Onda bu yöntem işe yaradı.

      • Pınar Hanım, biyorezonans bugünkü bilgilerimiz ışığında tıbben geçerli bir tedavi yöntemi değildir. Hastanızda aldığınız sonucun o hastaya özgü bir sonuç değil de genel bir sonuç olduğunu tescillemek için yaygın bilimsel araştırmalar yapılması gereklidir. Anektodlardan hareketle veriye ulaşamayız. Biyorezonans ve diğer yöntemleri tıbbi bir tedavi olarak kabul etmek için yeterli kanıttan yoksunuz. Hastanızın kendisini iyi hissetmesine sevindim. Bunun sebebinin biyorezonans olduğu konusunda ise ciddi şüphelerim var.

  25. ortodoks tıbbı böyle bişey kanıt arar ama deneyler hayvan üzerine veya denek grup üzerinden konfeksiyon tarzı genellemeler kişiye özel bir yaklaşımı yoktur tabiki kişinin duygu durum ve zihin durumunu hastalığın oluşumunda pek etkisiz görür ancak psikolojiktir deyip topu taca atabilir insanın kimyasallarla başlayan macerası onu pekçok hastalığa hazır bir zemine getirir bunun içindir ki hala raf ömrünü uzatan katkılar yasaklanmaz ama size şeker yemeyin sağlığa zararlı der onun içindir ki size amalgamdaki civan şu kadar mikrogram salınır ama insanda birikimi zararsızdır der hücre içinde birikimine bakamadığındandır bu insanda enerjisini bozan herşey onun için zararlıdır enerji derken atp üretimini blokajıdır atp üretemeyen hücre çalışamaz ve sürekli toksik birikim olur

    • Katkılarınız için teşekkürler. Oldukça iddialı ifadeler kullanmışsınız. Ayrıntılı incelemek isteyenler için bu cümlelerinizin referansını verebilirseniz sevinirim. Özellikle ortodoks tıbbın “hücre içinde (cıva) birikimine bakamaması”, “insanda enerjisini bozan herşey onun için zararlıdır” ve atp üretemeyen hücrede “sürekli toksik birikim olması” ifadelerinizin referansını merak ediyorum.

  26. Gıda alerjisi testi olarak pazarlanan çoğu ürün, aslında gerçek alerji testi değildir. Bu testler pazarlama amaçlı farklı şekillerde tüketiciye sunuluyorlar, çoğu zaman da tüketici kandırıldığını anlayamıyor. Bu konuda en ayrıntılı bilgiyi bir alerji / immünoloji veya gastroenteroloji uzmanından alabilirsiniz.

Trackbacks/Pingbacks

  1. 100. yazımızla 2013′e veda ederken… | Yalansavar - 04 Ocak 2014

    […] Gıda Alerjisi, Gıda İntoleransı ve Gerçekler: York testi ve benzer gıda alerjisi testleri işe yarıyor mu? […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 2.820 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: